Uzun bir yola çıkmayı düşünüyorum.Sağı solu yeşil çimen,üzerimde benimle ilerleyebilecek kadar hızlı bulutlar ve hayatın dönemeçlerinden uzak,upuzun,dümdüz bir yola...
Hava her zaman sevdiğimin aksine yağışlı olmasın bu defa,sıcak nescafeme sıcacık bir güneş ışığı eşlik etsin.Camlarıma yağmur damlaları düşmesin,siliceklerim geçen sefer ki gibi olabildiğince hızlı çalışmasın,göz gözü görmeyecek gibi sisli olmasın önüm,içime yağmasın ve bu defa aklımın sınırlarında dolaşmasın.
DİKKAT bu özgürlüğe yolculuktur bir nevi!Işık istemiyorum yolumda,kırmızıyı görsemde durmayacağım çünkü durmaktan sıkıldım.Ayağım hep gazda,arada kaçamaklar yapacak konumda dursun.Ama asla şaşmasın yolundan,kontrollü olsun,bırakmasın elinden ve aynı zamanda da heyecanı bedeninden.
Radyom açık Boney-M/Rivers of Babylon...
İçimde uzun bir zamana yayacağım huzur ve nereye gittiğini önemsemeden yoluna devam eden ruhumla yola çıktım artık.Gideceğim yere varana kadar durmak yok,mola vermek için belki... Ona da sebep acıkan benzin depomun sinyalleri...
Elim bir an istem dışı uzanıveriyor yan koltuğa,koltukta bir zarf,zarfın içinde bir resim,resmin arkasında bir yazı;''Sensiz asla''...
Hayır bu defa elveda deyip,ardımda bıraktığım yolun ortasında ki sarı şeritlere atıyorum resmi hızlıca.Yüzüme bir gülümseme oturuyor belli belirsiz ve dudaklarımdan çıkan sadece iki kelime;
''özgürlüğüm MERHABA''...
