O sokakta yürürken aslında aradığı gerçekten dışarda olduğunu bildiği biriydi.Nasıl ne şekilde hangi düşünceyle yürüdüğünü bilmeden,hızla başlayan yağmurla inatlaşıp,üstündeki gri çok sevdiği hırkasının tüylü şapkasını kafasına geçirmeden,hızla adım adım ilerledi.Çıkmak istediği sadece bir sahil ve bulmak istediği ona göre sahilde olan bir cafeden ibaretti.Sola dönmek için kaldırıma çıktığında,aradığı şeye ait olan birşeyin oraya park edilmiş olduğunu gördü,plakaya baktı ve o an kendini kendinde hissedemedi.Kafasını kaldırınca karşısına beyaz binaları olan bir site ve birde güvenlik görevlisi çıktı.Güvenlik görevlisine aklının oyunuyla birşeyler sordu tam olarak ne dediğinden bi haber ve aldığı cevaplardan aradığı kişiye ulaştığını düşünerek,2.blogun 2 katını hedef tuttu.Yürüdü bilinçsizce.
1,2,3,....Zil çalıyor ama açan yok zaten ışıkta yok katta.Tekrar arkasını o binaya döndü ve sahile yöneldi,hızla cafeye girdi baktı aradı ama bulamadı.Tekrar nasıl geri siteye döndü bilemiyorum.Zile defalarca bastı ve en sonunda açıldı kapı...
-kim o?
-...... açabilir misin?
Sonrası isyankar,sonrası yıkık,sonrası gözyaşı,sonrası arayış,sonrası çözümsüzlük ve sonrası sadece bir boğulmadan ibaret...
Yanında yağmurla karışmış ve onu hiç yanlız bırakmamış gözyaşları...
Ama bu defa yağmur damlalarından ayırt ediliyor.
Bu defa yağmurdan hızlı düşüyor.
(Öykü Atölyesinin Kelime Oyunları çalışması için yazılmıştır.)
Kelime Oyunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kelime Oyunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Kas 2008
24 Eyl 2008
Kelime Oyunları/Aldatmak...
Belki çok hoş olmayacak şuan burada anlatığım ama yine de içimde tutmamın bir anlamı olacağını artık düşünmüyorum.Dahası birileriyle paylaşmanın üstümde ki yükü de kaldıracağından eminim.
Ne zamandır o'na sahip olmak istiyordum ve aslında bunun içinde oldukça çaba sarfetmeyi göze almıştım.Ona yakın biri ile gidip konuşmuş ve herşeyi ayarlamıştım.Günler geçiyordu,eşim o dönem askerdeydi ve planlarımdan tam olarak tabii ki haberdar değildi...
En sonunda yüzyüze gelmiştik,ilk karşılaştığımızda baya bir zorlandım yaparken.Akşamında ise heryerim ağrıyordu.Ertesi gün ve ondan sonraki gün sürekli buluşmaya ve yaklaşık 2 saatimi ona ayırmaya devam ettim.Her geçen gün alışıyordum O'na ve artık ağrılarım da geçmeye başlamıştı.Tam 1 ay devam etti buluşmamız.1. ayın sonunda ise tam olmasa da istediğime kavuşmuştum artık,ne var ki ayrılmak durumunda kaldım,eşim geliyordu ve farklı planlarımız vardı.Elde ettiğim şeyi koruyacağıma kendime söz vermiştim ama ne yazık ki ondan ayrıldığım kısa süre içinde bişey olmaz diyerek kendimi gün be gün kandırmaya başladım.Her gün biraz daha biraz daha ve biraz daha derken,çikolata;hamburger,kızartmalar,fast foodlar ile zayıf kalabileceğim konusunda kendimi ALDATTIM:))
Şuan her gün gittiğim spor salonu ile tekrardan buluşmaya başlama aşamasındayım ve bu defa hem sporu bırakmaya hem de kendimi ALDATMAYA hiç niyetim yok!
(Öykü Atölyesi Kelime Oyunları için yazılmıştır.)
Ne zamandır o'na sahip olmak istiyordum ve aslında bunun içinde oldukça çaba sarfetmeyi göze almıştım.Ona yakın biri ile gidip konuşmuş ve herşeyi ayarlamıştım.Günler geçiyordu,eşim o dönem askerdeydi ve planlarımdan tam olarak tabii ki haberdar değildi...
En sonunda yüzyüze gelmiştik,ilk karşılaştığımızda baya bir zorlandım yaparken.Akşamında ise heryerim ağrıyordu.Ertesi gün ve ondan sonraki gün sürekli buluşmaya ve yaklaşık 2 saatimi ona ayırmaya devam ettim.Her geçen gün alışıyordum O'na ve artık ağrılarım da geçmeye başlamıştı.Tam 1 ay devam etti buluşmamız.1. ayın sonunda ise tam olmasa da istediğime kavuşmuştum artık,ne var ki ayrılmak durumunda kaldım,eşim geliyordu ve farklı planlarımız vardı.Elde ettiğim şeyi koruyacağıma kendime söz vermiştim ama ne yazık ki ondan ayrıldığım kısa süre içinde bişey olmaz diyerek kendimi gün be gün kandırmaya başladım.Her gün biraz daha biraz daha ve biraz daha derken,çikolata;hamburger,kızartmalar,fast foodlar ile zayıf kalabileceğim konusunda kendimi ALDATTIM:))
Şuan her gün gittiğim spor salonu ile tekrardan buluşmaya başlama aşamasındayım ve bu defa hem sporu bırakmaya hem de kendimi ALDATMAYA hiç niyetim yok!
(Öykü Atölyesi Kelime Oyunları için yazılmıştır.)
13 Eyl 2008
Beklerken yakılan kibrit çöpleri...
Her zaman ki gibi gözlerini gökyüzüne dikmiş bekliyordu bir çift yağmur damlasını.Sokak lambalarının sarmaladığı ışıklarda görecekti yere düşüşünü ve bundan kendine mutluluk çıkartacaktı.Elektriklerin kesik olmasına ilk defa aldırmıyordu,hayal kuruyordu karanlığa kibrit çakarak.Her kibritinde ayrı bir dünyada buluyordu kendini ve alevin bitmesiyle bulunduğu dünyanın kapısını kapatıp başka bir kibritle diğerine açıyordu gizem kokulu kapılarını.Bir de vanilyalı mumu vardı,yakıyordu onu da.Odanın aydınlanması değildi de amacı,vanilya kokusunu içine çekebilmek ve hayallerine sindirebilmekti keyifle.Tekrar baktı gökyüzüne,bu gecede yağmayacaktı anlaşılan.''Olsun beklenen gelecekse,beklemeye değer'' dedi kendi kendine.Beklemekten mutluydu,her şeyden kendine mutlu bir pay çıkartmakta da üstüne yoktu.Durağının beklenenini beklemekten de kendine en büyük payı çıkardı yine,son defa mumunu kokladı ve bir üfleyişte söndürdü.
Kapadı gözlerini.
Geceye nokta yerine virgül koymak istedi bu defa,durağından hayallerine bir yol seçti.
Takip etti.
(Öykü Atölyesi'nin Fotoğrafın Dili ve Kelime Oyunları için yazılmıştır.)
28 Ağu 2008
Alışmamaya alışma sanatı
Her gün aynı sokaktan geçmeyi tek yol bulmak,başka yolları akıl sınırlarında dolaştırmamak gibi birşey alışkanlık.Özellikle ikili hayatların çelişkisini yaratan,üzen,sorulara boğan bir bilinmeyenli denklem.Hep isteriz ki birşeyler ilk halini korusun,ilklerde davrandığı gibi davransın yaşamımız bize,aynı hoşgörüyü,aynı düşünceli hali,nazikliği göstersin hep.Oysa zamanın ve şartların değiştiğini,büyüdüğümüzü ve olaylarımızın da bizimle beraber büyüdüğünü hesaba katmayız hiç.Bir de oturur kara kara düşünürüz,''neden böyle?'' diye..Oysa o kadar doğaldır ki artık neden dediğimiz,kuşkulandığımız,kafaya taktığımız o ufacık noktalar,boşyere ömrümüzün kalan zamanından çaldığımızı bilmez,dövünür dururuz.Özel şeyleri özel yapan ilk halleri olduğunu savunuyorum artık,aynı yemeği defalarca yediğinde aldığın mutluluk nasıl aynı olmuyorsa,ilk yediğinde aldığın mutlulukta sonrakilerden kat kat farklı oluyor.İşte hepsi bu...
Şu bizi yıpratan,sinir bozan duygusal alışkanlıkları rafa kaldırmanın vakti geldi artık;diyorum ki bu yazı ile bişeylerin farkında olalım,zaman geçiyor ve her kalan dakikada aradığımız mutluluğu kendimiz yaratalım.Ve yolun başındakiler;alışkanlığa alışmamaya alışın henüz başındayken,daha sonra vazgeçme kararı alana kadar ki süreç engebeli oluyor.
Sevgiler...
(Öykü Atölyesi'nin kelime oyunları için yazılmıştır).
31 Tem 2008
Saat 04.39...Artık Gitmen lazım...

Havada bir başıboşluk kokusu mu var?
Bir yanlızlık mı esiyor ve bir düşünce bulutu ile mi örtülmüş her yer?
Adım atsam ayak izim çıkar mı?
Gittiğim yer belli olur mu?
Gölgesinden çıkamadığım bu depresif günler,hayatımın bir tuzağı mı?
Gel gitler yaşanır hep,yaşarım.
Ama gelipte uzun süre misafir ettiğim olmamıştı böylesine.
Açık açık git diyorum,doğru da olsan yalan da olsan GİT!
Artık kalmanı istemiyorum.
İstediğim sadece aklımın oyunlarını kapatıp bir de reset atmak ve belki de bir daha hiç açmamak...
17 Tem 2008
Kelime Oyunları/Renkler

Öyle bir düştü ki gördüğüm,yatmadan önceki son sözlerime bakılırsa biraz karışık ve biraz da beklenenden uzaktı.Mavi renkti,taş vardı,etraf siyahtı,sen vardın,ben vardım bir de yanımızda olmayan diğerleri.Çok çabaladık ama çabalayışımız bir kaçış gibiydi sanki.Başardık mı başaramadık mı hatırlayamıyorum,günün ışımasına cevap verdim çünkü.Yatağımda doğruldum,terliklerimi giydim ve 5 dakika sonra yine geri döndüm,içimde duyduğum her yarım kalan rüyamın devamını görme isteği gibi aynı istekle.Ama hepsinde de olduğu gibi göremedim.Amacımızı unuttum,neredeydik betimleyemedim ve renkleri aklıma bir türlü getiremedim.Şimdi sadece bir odadaydım ve rengim perdenin koyuluğundan kaynaklı kahverengiydi.Oysa bu şehirde yaşattığım renkler hep canlı,allı morlu,koşan,kıpırdayan,yerinde duramayan...
Gözümü kapattım ve yeniden açtım umutla.Renk yine de aynı.Dışarıya baktım hava kapalı ve yağmurlu,derin bir nefes aldım ve tekrar yattım.
Bu defa rengimi tutturamadım.
6 Haz 2008
Kelime Oyunları/Fısıltı-Fısıldamak
Benden uzaklaşırken fısıltılarla konuşuyorlardı ve ben o ruh halinde birşey anlamıyordum.Tek bildiğim artık nedenimin kalmadığı ve tek bildiğim yeni bir neden olamayacağıydı.Hala ne olup bittiğinin farkında değilmişim gibi öylece oturuyordum.Sakinleştiricinin etkisi olsa gerek.Sırtımı soğuk duvara dayamış,birşey yokmuş gibi davranıyor adeta olan şeye sırtımı dönüyordum yok sayarcasına ve aslında olduğunu bildiğim halde.Çelişki...Bunu da biliyordum hatta bunun ilerisinde artık dengesizce düşündüğümü de.Ama çıkmazında olduğum yol beni sadece buna çıkarıyordu.Rotamı çizmiş,bana;beni yavaşça kaybetmemi fısıldıyordu.
Kimsenin bişey söylemediği zaman diliminde ve cevap alamadığım bir hastane koridorunda beklerken,düşünüp düşünmemek arasında gelgit yaşadığım,umut edip etmemek arasında bocaladığım ve bekleyişin verdiği acıdan isyan etme noktasına geldiğim bir anda,söylediği tek kelime noktaladı herşeyi.
Ve ben beni kaybettim;o an O'nu kaybettiğim gibi...
Kimsenin bişey söylemediği zaman diliminde ve cevap alamadığım bir hastane koridorunda beklerken,düşünüp düşünmemek arasında gelgit yaşadığım,umut edip etmemek arasında bocaladığım ve bekleyişin verdiği acıdan isyan etme noktasına geldiğim bir anda,söylediği tek kelime noktaladı herşeyi.
Ve ben beni kaybettim;o an O'nu kaybettiğim gibi...
1 Haz 2008
Kelime Oyunları/Kahve

Geliyor...
Geçtiğimiz sene bu ayda tanıştığım,sıcak yüzlü,sempatik kadın bugün geliyor.
''Sen sitedekinden farklısın,ben şöyleyim,bu böyle'' diye cümleler konuştuğum,üç kafadar Ankara'nın işlek caddelerinden birinde çıktığımız cafenin ikinci katında ve elimizde şimdi ismini hatırlamadığım,soğuk kahveler diye adlandıracağım içeceklerle dilek dileyerek şerefe yaptığım ve hatta öncesinde oturduğumuz flamingo pastanesinde,bir kahve falıyla ona biraz daha yaklaştığım kadın,belki de bugün hiç uzaklaşmamacasına geliyor.
1 seneye yakın görmedik birbirimizi,hala o ilk görüşmeyle duruyor yüzlerimiz.Tabii yılbaşı,doğumgünü fotolarını ve saç rengimi gösterişlerimi saymazsak...Binbir şekilde hediye gönderdik onca mesafeye ve çoğu zaman süprizlerle olan bu paketlerden coşkuya kapıldım...Geceleri sabahladım,geceleri güldüm,geceleri ağladım kimi zaman ve hep hissettim varlığını...
Şimdi aynı havayı soluyacağımız belki yarım günde yanına varacağımız bir dilime geliyor ve biliyorum yine ilk buluşmamız aynı şehirde,belki aynı yerde ve bir kahve eşliğinde olacak.Bu kez daha sıcak,bu kez daha duygusal,bu kez daha komik ve bu kez biz'i daha net ortaya koyabileceğimiz bir günle başlayacağız ve kahve kokusunu çektiğimiz her an bu başlangıcın keyfine daha çok varacağız.
Geliyor...Pembe montuyla anımsadığım,güzel gülüşlü ve ilk kez göreceğim bir minik fok ile sempatik kadın bugün geliyor.
14 May 2008
Kelime Oyunu/MASAL...''Kırmızı Başlıklı Kız'' masalını bir de kurdun ağzından dinleyelim mi?

''Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım.Orman benim evim,temiz tutmak da benim görevim.Derken bir kız beliriverdi.Kırmızı başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü vardı.Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek.Bir kurnazlık peşindeydi mutlaka.Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı.Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu!..Yürüyüşü bile normal değildi.Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine gittiğini söyledi ama gel de inan.Yine de bıraktım peşini kendi işime döndüm.Ama aklım o kıza takıldı birkere...Bir gidip bakayım doğru mu söyledikleri dedim kendi kendime; gerçekten böyle bir büyükanne var mı?Siz olsaydınız gerçekliğini kontrol etmek istemez miydiniz?Orman benim evim.Ben hem ev sahibiyim,hem de diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum.Neyse uzatmayayım...Gittim,baktım ve gerçekten bir büyükanne buldum.Sorduğumda "evet o küçük kız benim torunum" dedi.Ben de sorumlu bir kişi olarak;"bu küçük kız yabancılarla konuşulmayacağını öğrenmemiş daha!..." dedim ve anlattım küçük kızla karşılaşmamı.Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük
kıza bir ders vermeye karar verdik.O yatağın altına saklandı,ben Onun geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım.Küçük kız birazdan içeri girdi.Seslendi cevap verdim.Ne şaşkın bir çocuk!..Beni büyükannesi sanıvermişti.Ben benim büyükannemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım oysa ki.Neyse bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz.Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu.Ne ayıp şey hiç sorulur mu!...Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım."Seni iyi dinlemek için"...Ama bu sefer kalkıp da burnumun niçin büyük olduğunu sormaz mı!..Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış.Ben zaten burnumu kendime kompleks haline getirdim, öz-güvenim sallantıda.Psikologlar,estetikçiler...Dünya para harcıyorum ama nafile.Yine aldırmamaya çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu yüzüme vurmaz mı!Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız?O sinirle ayağa fırlayıp peşinde koşturmaya başladım.Birden ne olsa beğenirsiniz!Bir kocaman avcı elinde tüfek kapıdan dalıverdi.Beni "seni hain kurt,büyükanneyi yedin değil mi?.." diye suçlamaz mı!..Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım, O da saklandığı yerden çıkıp beni korumaya çalışmadı.Malum yaşlılık,kulakları iyi duymuyor.Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi.Tabi ben de adalet bulamayacağımı,hatta canımı yitireceğimi anlayıp pencereden zor attım kendimi.Geçirdiğim büyük korkunun sarsıntısı yetmiyormuş gibi o gün bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez oldum. Adım haine çıktı.Yeter Artık...Ben Suçsuzum...''
:))
21 Nis 2008
Kelime Oyunları/Sır/Saklı Sevdiğim..
Hey sen!
Issız sokaklarımı keşfeden ve saklanan sessizce
Geceleri limanıma uğrayan,güneşin doğmasını beklerken hüznünü içime akıtan..
Seni sevdiğimi bile bile ve bunu söyleyemeyeceğimi de
Üzerime üzerime gelen ve sırrımı açığa çıkarmak isteyen..
Kazandın diyelim,diyelim ki söyledim
Verecek misin karşılığını?
Saklanmaktan,bana sadece hüznünü vermekten vazgeçebilecek misin?
Bişeyleri yasaklarcasına uzaklaşan adımlarını bana doğru atabilecek misin?
Bu duyguyu içinde ve içimde yaşamamıza dayanabilecek ve
Saklı sevdiğim olarak kalabilecek misin?
Issız sokaklarımı keşfeden ve saklanan sessizce
Geceleri limanıma uğrayan,güneşin doğmasını beklerken hüznünü içime akıtan..
Seni sevdiğimi bile bile ve bunu söyleyemeyeceğimi de
Üzerime üzerime gelen ve sırrımı açığa çıkarmak isteyen..
Kazandın diyelim,diyelim ki söyledim
Verecek misin karşılığını?
Saklanmaktan,bana sadece hüznünü vermekten vazgeçebilecek misin?
Bişeyleri yasaklarcasına uzaklaşan adımlarını bana doğru atabilecek misin?
Bu duyguyu içinde ve içimde yaşamamıza dayanabilecek ve
Saklı sevdiğim olarak kalabilecek misin?
14 Nis 2008
Kelime Oyunları/İnsan-İnsanlık
En güzel duygulara layık olandır insan ve aynı zamanda en güzel duygularıda katledendir.
Bazen en deli şekilde coşar,ara ara sınırsızca yaşar aşkı,tutkuyu ve sevgiyi paylaşır,paylaşılmasına izin verir.
Bazen de hoyratça savurur,değerini unutur,kırdığı incittiği yüreğin gidipte bir daha dönmeyeceğini bilmez.
En güzel fikirleri üretendir insan ve bazen ürettiği fikirleri uygulayamandır,sadece düşünde bırakan..
O'na dair çözümler üretmiştir,a yoluyla başlasam adımıma şu çıkar ortaya ya da b yolunu seçsem şu sonuca çıkar.
Birden akıl almaz şekilde c yolunu seçer ve hesapta da yokken üstelik..Herşeyi berbat eder.Oysa istediği o değildir ve düşündüğüde,ama adımlarından korkmaya başlar ve takar vitesini geriye.Ya yerinde sayar ya da....
Hayatı en uzun yaşayabilen canlıdır İnsan tabii şansı yaver giderse..Her ne olursa olsun olaylar ile doludur yaşamı,iyisi ve kötüsüyle,doğrusu ve yanlışıyla,üzgün dakikaları ve mutlu saatleriyle...Geriye dönüp baktığında son demini yaşarken,bir bedene ne çok şey sığdırdığını gören şanslı varlıktır insan,elemiyle kederiyle...
Bazen en deli şekilde coşar,ara ara sınırsızca yaşar aşkı,tutkuyu ve sevgiyi paylaşır,paylaşılmasına izin verir.
Bazen de hoyratça savurur,değerini unutur,kırdığı incittiği yüreğin gidipte bir daha dönmeyeceğini bilmez.
En güzel fikirleri üretendir insan ve bazen ürettiği fikirleri uygulayamandır,sadece düşünde bırakan..
O'na dair çözümler üretmiştir,a yoluyla başlasam adımıma şu çıkar ortaya ya da b yolunu seçsem şu sonuca çıkar.
Birden akıl almaz şekilde c yolunu seçer ve hesapta da yokken üstelik..Herşeyi berbat eder.Oysa istediği o değildir ve düşündüğüde,ama adımlarından korkmaya başlar ve takar vitesini geriye.Ya yerinde sayar ya da....
Hayatı en uzun yaşayabilen canlıdır İnsan tabii şansı yaver giderse..Her ne olursa olsun olaylar ile doludur yaşamı,iyisi ve kötüsüyle,doğrusu ve yanlışıyla,üzgün dakikaları ve mutlu saatleriyle...Geriye dönüp baktığında son demini yaşarken,bir bedene ne çok şey sığdırdığını gören şanslı varlıktır insan,elemiyle kederiyle...
25 Mar 2008
Kelime oyunları/Hazırlık
ANLAM TAŞIYAN ANLAMSIZ KELİMELER SÜRÜSÜ
Öyle rastgele karşımdaydı,zaten birgün geleceğini biliyordum ve hatta ortamını ben hazırlıyordum belki de.Seçiyordum,inceliyordum ve tamam bu olabilir deyip raya oturtuyordum yol alması için ve yolun bittiği yeri ben inşa ediyordum kendi kelimelerimle..
Birgün geldi yine,rastgele seçiyor,inceliyordum.Biraz lakaitçe,biraz sevecen,biraz ukalaca ve biraz da umursamazca aslında.Ama seçerken kendimi unutmuştum bu defa,ya ters teperse?Teper miydi?Yok canım,bu inşaatın mimarı ben değil miyim neden ters tepsin,planına uygun gider ne de olsa ilk değil benim için..
En ince noktayı bile atlamadan büyük bir keyifle attım temelini.Malzemeden çalmadım ve hatta fazlasını kattım sağlam olsun diye.Ertesi günlerde hep takip ettim,baktım herşey yolunda ilerliyor rahattım..Bir gün uyandığımda gördüm ki yerle bir olmuş bişeyler..Neydi eksik anlamadım.Planım tamamdı ve uygulanmıştı,temeli sağlamdı ve eksiği değil fazlası vardı malzemenin..Düşündüm düşündüm,anlam veremedim bir türlü..
Sonrasında farkettim ki bende bulunan simetrisi üçgeni andıran bir yerlerde hazırlıksız yakalanmışım...bu kez inşaata başlamamalıymışım..
Öyle rastgele karşımdaydı,zaten birgün geleceğini biliyordum ve hatta ortamını ben hazırlıyordum belki de.Seçiyordum,inceliyordum ve tamam bu olabilir deyip raya oturtuyordum yol alması için ve yolun bittiği yeri ben inşa ediyordum kendi kelimelerimle..
Birgün geldi yine,rastgele seçiyor,inceliyordum.Biraz lakaitçe,biraz sevecen,biraz ukalaca ve biraz da umursamazca aslında.Ama seçerken kendimi unutmuştum bu defa,ya ters teperse?Teper miydi?Yok canım,bu inşaatın mimarı ben değil miyim neden ters tepsin,planına uygun gider ne de olsa ilk değil benim için..
En ince noktayı bile atlamadan büyük bir keyifle attım temelini.Malzemeden çalmadım ve hatta fazlasını kattım sağlam olsun diye.Ertesi günlerde hep takip ettim,baktım herşey yolunda ilerliyor rahattım..Bir gün uyandığımda gördüm ki yerle bir olmuş bişeyler..Neydi eksik anlamadım.Planım tamamdı ve uygulanmıştı,temeli sağlamdı ve eksiği değil fazlası vardı malzemenin..Düşündüm düşündüm,anlam veremedim bir türlü..
Sonrasında farkettim ki bende bulunan simetrisi üçgeni andıran bir yerlerde hazırlıksız yakalanmışım...bu kez inşaata başlamamalıymışım..
15 Mar 2008
Kelime oyunları/Sürgün

Uzaklarda bir düş kur
Yapayalnız bir gülüş ol
O gülüşlerden bir ev kur
Delilenme git gelme dur
O zamansız zamanlarda
Eğri büğrü sevdalarda
Büküle büküle kıvrılan
İnanılmaz tutkularla
Yalan yanlış aynalarda
Baştan kara çıkmazlarda
Sürgün gibi masallarda
Yalan yanlış aynalarda
Baştan kara çıkmazlarda
Sürgün gibi masallarda
Sürgün gibi masallarda
Sürgün gibi masallarda
Dışı akşam içi gündüz
Yüzü bahar içinde güz
Gölgelerde gizli giz
Gölgelerde gizliyiz
Uzaklarda bir düş kur
Yapayalnız bir gülüş ol
O gülüşlerden bir ev kur
Delilenme git gelme dur
Yalan yanlış aynalarda
Baştan kara çıkmazlarda
Sürgün gibi masallarda
Yalan yanlış aynalarda
Baştan kara çıkmazlarda
Sürgün gibi masallarda
Sürgün gibi masallarda
Sürgün gibi masallarda
AŞKA SÜRGÜN BIRAKTIM YÜREĞİMİ SENİNLE BERABER,ORDAN ORAYA GİTTİ.
kONAKLADI HER SEFERİNDE BİR HAFTA,BİR AY VE BELKİDE SENELERCE
SÜRGÜNÜMDE İSTİYORUM Kİ BİR CÜMLE KUR BANA VE BİR DÜŞÜN İÇİNDE OYNAT İKİMİZİ DE
ÖYLE BİR CÜMLE OLSUN Kİ YAŞATSIN BENİ ÖZNESİNDE,TÜMLECİNDE,YÜKLEMİNE BENİ YÜKLESİN
VE ÖYLE BİR DÜŞ KUR Kİ TÜM YOLLAR KESİŞSİN..
BEN BU SÜRGÜNÜ HAKKETTİM ÇÜNKÜ KAÇAK OYNADIM HEP
VE BİLİYORUM Kİ DAHA ÇOK SÜRGÜN YİYECEĞİM
ÇÜNKÜ OYUNLARIM YARIDA KALDI HEP..
5 Mar 2008
Ders:Kelime Oyunları Konu:Duvar
Kelime oyunlarına yeni katılıyorum acemiyim yani şimdiden affola..
Konumuz duvarmış,duvar duvar...Bakalımm bir düşünelim derken aklıma gelen duvar yazıları oldu benim sadece..Hani bir taşıtta giderken okuruz '' bilmemkimmmmmmmmmm seni seviyorummm'' yazar ya da '' en büyük galatasarayyyy'',hatta '' o şimdi asker'' çok revaçtaydı ben lisedeyken mahallede:)Ya da bir trafik lambasında karşıya geçerken okursun hemen karşı duvarında grafiti yazılarını ya da okumaya çalışırsın diyeyim,vallahi yazılar güzel hoşta ben hepsini okuyamıyorum karşık bir yazı bu grafiti:)

Okursun okursun bazen amma kötü yazmışlar dersin,bazen sinirlenirsin duvarı kirlettikleri için bazense duvara renk katmış dersin esprileriyle bravo!Gülersin..

Böyle yazarken okul duvarları geldi aklıma,bizim ahali yazar müdür boyatır duvarı,bizim ahali çizer müdür boyatır..Hele duvara yazdığımız kopyaları sevgili temizlik görevlilerimiz silmiyor muydu delleniyordum!!Sıraya yaz yaz e bir yere kadar sığmıyor tabii,sıra geliyor duvara,heyy be ne güzelde okunuyordu yazdıklarımız:)Bu arada temizlik görevlisine geçte olsa seslenmek istiyorum,silme be mübarek şu duvarları,biz zaten yer açmak için bir dahaki sınava siliyoruz geçen sınav cevaplarını:))))
Konumuz duvarmış,duvar duvar...Bakalımm bir düşünelim derken aklıma gelen duvar yazıları oldu benim sadece..Hani bir taşıtta giderken okuruz '' bilmemkimmmmmmmmmm seni seviyorummm'' yazar ya da '' en büyük galatasarayyyy'',hatta '' o şimdi asker'' çok revaçtaydı ben lisedeyken mahallede:)Ya da bir trafik lambasında karşıya geçerken okursun hemen karşı duvarında grafiti yazılarını ya da okumaya çalışırsın diyeyim,vallahi yazılar güzel hoşta ben hepsini okuyamıyorum karşık bir yazı bu grafiti:)

Okursun okursun bazen amma kötü yazmışlar dersin,bazen sinirlenirsin duvarı kirlettikleri için bazense duvara renk katmış dersin esprileriyle bravo!Gülersin..

Böyle yazarken okul duvarları geldi aklıma,bizim ahali yazar müdür boyatır duvarı,bizim ahali çizer müdür boyatır..Hele duvara yazdığımız kopyaları sevgili temizlik görevlilerimiz silmiyor muydu delleniyordum!!Sıraya yaz yaz e bir yere kadar sığmıyor tabii,sıra geliyor duvara,heyy be ne güzelde okunuyordu yazdıklarımız:)Bu arada temizlik görevlisine geçte olsa seslenmek istiyorum,silme be mübarek şu duvarları,biz zaten yer açmak için bir dahaki sınava siliyoruz geçen sınav cevaplarını:))))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
