25 Şub 2010

Saklı cümlelerime...

Yarım bıraktığım ne çok şey varmış diye düşünürken;bıraktıklarımın sadece kitaplardan ya da sonu gelmemiş filmlerden ibaret olmadığını görmüş oldum.Bir öfkeyi yarım bırakmışım mesela ya da tam kendimde hissedecekken aşkı,rüzgarına kapılmışım ve bilinmedik bir limana savrulmuşum hoyratça...Işıklarla kaplı bir yol sanmışım mutluluğu ama yarı yolda ışıkların gidebileceği ihtimalini aklımdan tamamen çıkartmışım.Zamanı birden fazla değişimin gösterildiği bir dizi gibi harcamış,ardıma baktığımda ''keşke'' dememek için savunmuşum en dibsiz yanlışları...Doğruları ise paket yapmışım irili ufaklı,bir bisikletin arka selesine yerleştirmişim ve olabildiğince kaçırmaya çalışmışım pedalları hızlı hızlı çevirerek.Oysa yolun bir yerde çıkmaza girebileceğini düşünmemişim...Sona gelmişim ve o pedalları hızlı hızlı çevirirken geçtiğim yüzlerin önemini farketmemişim.

....

15.00 itibariyle kulağımda çokta aşina olmadığım bir şarkı,kucağımda oğlum;öpüyor beni dur durak bilmeden...Bilinmezliğinin içinde bildiği en derin duygularla dokunuyor tenime defalarca...Biraz ağlıyorum şarkının cümleleri ilerlerken o ise benim ağlamama karşılık;en güzel ev sevdiğim gülüşüyle bakıyor gözlerime...Bir yandan en belirgin ortak özellğimize duygulanırken;bir yandan öfke bulutlarının arasında buluyorum kendimi...Küçük ama öpülesi boynuna bir öpücük konduruyorum ve damlaları gözlerimin içine hapsediyorum.

Yarım saat sonra biliyorum ki bu ruh halimide paketleyip,atacağım bisikletimin selesine ve olabildiğince hızlı çevireceğim pedallarını...

amatör - yeni türkü bana bir masal anlat baba izlesene.com

22 Şub 2010

İstasyon İnsanları

...Ne istediğimizi ya da tam anlamıyla neyi beklediğimizi bilmeyiz adım adım sona yaklaşırken.Her istasyonda yeni bir istasyon hayali kurarız nedensiz ve zaten içinde bulunduğumuz trende hiç durmaksızın ilerler,tek amacı vardır duraklamakta,o da;yeni yolcular almak ve gidenleri uğurlamak...

1 Şub 2010

Bir dilim kutlama daha ama bu defa...

ilk defa senin için gözlerim dolu dolu oldu kızgınlıktan,kendime sinirlendim nasıl unuturum diye...İnanamadım hatta şuan bu cümleleri peşin sıra yazarken dahi kendimle savaşıyorum nasıl olabilir diye...

Sen benim için oldukça özel bir kadınsın,herşeyinle saygı duyduğum,herşeyinle hayatımda daima yer alacak;bir gün masallardan çalacağım süpürgeyle seni kaçıracak kadar özlenesisin hatta :)

Bakma güldüğüme,hala kızgınım kendime...

Doğum günün kutlu olsun meleğim,seni çok ama çok seviyorum ve belki de içime sokup seni saklayacak kadar...
İyi ki varsın...

Not:Geçtiğimiz sene bir dilim erken kutlama demişim sanki bu seneyi bilir gibi,bir dilim geç kutlama oldu ama affola:(
http://aylinzeynepunlu.blogspot.com/2009/01/bir-dilim-erken-kutlama31012009banadair.html


13 Oca 2010

Sıradan bir hayal...

''Altımda olaßildiqince ßol olan ßir kot pantolon,üzerimde beyaz atlet ßody ve ayaqımda ßeyaz converse...Saçlarım alalade tepede toplu pemße ßir tokayla,qözümde de iri camlı beyaz kemik qözlükler...qüneşin ßunaltan sıcaklıqına inat,kelimelerle doldurduqum o çok sevdiqim yolu;
ßir defa daha yürümek istedim şimdi...''
.
İki gündür aklımda olan ve içimde dolu dolu yapma isteği hissettiğim bir şeydi bu.Düşündükçe mutlu oluyorum,düşündükçe huzur duyuyorum.''Dört mevsim yaşayabilecek kadar seviyorum kışı'' diyen bir insanın,qüneş ile kurduğu bir hayal sonucu mutlu olabilmesini
neye bağlamalıyım şimdi?

30 Ara 2009

Mutlu yıllar Hatun'cum,iyi ki varsın yeni yılımda da :)

Hadi !
Üzerini oldukça sıkı giyin,bir işi becerelim derken sağlıktan olmayalım yılın son günü :) Çekiçleri ve tahtaları alıp bahçede bir kızak yapalım,biraz da süs alalım yanımıza,hatta bir de sıradan kahverengisini rengarenk boyayacak fırçalarımız olsa ne ala :) Süs olarak elimizde sadece makyaj için kullandığımız renkli farların ve birkaç ışıltılı rujun olduğunu biliyorum bakma öyle,onlarla bişeyler çıkartabileceğimizi düşündüm sadece;yeterli de olur sanıyorum,yarın sahneye çıkacak bir kızak sonuçta yaptığımız...Çok ahım şahım olmasa da olur...

(1 saat sonra)

İçeriye gidip,biraz su kaynatacağım sen devam et.Üç şekerli anlarda bahçe keyfi koydum bu anın adını;kahvelerimizi alıp geliyorum.İçimiz ısınsın bu soğuk kış günü;gerçi gülüşün şehri ısıtacak kadar etkili ama :)

(3 saat sonra)

Tamam,oldukça qüzel görünüyor bence.Yan tarafına ''qüle qüle'' de yazdıktan sonra bitmiş olacak ama hangi rujla yazsam ona karar veremedim.Turuncu,yeşil;pembe karışımı olsun mu?

(ve ertesi qün saat 23.59)

Hazır mısın?
İçine herşeyi koyduğumuzu düşünüyorum 2009'a dair;hüzün,yalan,mutsuzluk,hayal kırıklıqı,karmaşık günler demeti :),tadını sevmediğin iyi yapılmamış bir pizza :) hatta bir an şehrin kalabalığının bizi boğduğu günleri de koymak istedim ama o kadar yoğundu ki duygusu,onun için ayrıca kızağın arkasına bir vagon yerleştirdim.
Eklemek istediğin her ne varsa bunun için son 1 dakikan olduğunu ve 2010 a adım attığımız ilk dakika birbirimize sarılarak hepsini geçmişe göndereceğimizi unutma...

Ve 10 !
9!
8!
7!
6!
5!
4!
3!
2!
1!

İşte qidiyorrr,Hoşqeldin 2010 ve Mutlu yıllar Dostum,gülümse :)

Dosta yazılmıştır...

4 Ara 2009

Aralık ayı'm...

♥
Ertelenmeyecek kadar kısa ve qeç kalınmayacak kadar yaşanası bir mevsime adım atmışken Aralık ayıyla
''yani adına AŞK dediqim ayımla'';
mutluluk hep nefes kadar içimizde olsun...
Olsun ki;
dört mevsim yaşamak isteyecek kadar sevelim kışı...
♥

28 Kas 2009

Mutluluqum...

Herşeye raqmen qülümseyebilmeli insan...
Mutluluk aynaya baktıqında karşılaştığın qülüşünde qizli ne de olsa...
Çok olumsuz anlarda yaşasan hayatında,daha kötüsünü düşünüp atlamaya çalış üzerinden.
ßen yapıyorum ve ßu şekilde şansımın farkına varıyorum...
Şanslıyım;
içimde qülmeyi ßilen ve hiç ßüyümeyen bir çocuk yaşatıyorum ...

19 Kas 2009

Mutfakta ßiri varrr :)

Uzun zamandır Pembe Kazan'a uğramadığımdan haliyle kullanıcı adını ve şifresini unutmuş olduğumu,Berrin'cim senden utanarak açıklamak istiyorum:)Tam postuma başlamış yazıyordum ki,blogdan devam edeyim dedim ve kullanıcı adını istediğinde,belki de senesini doldurduğumu farkettim kazanın kapısını açmayışımın :)
Bugün öğle civarı,annem ve minik erkeğimle sıkı bir alışveriş turu yaptıktan sonra eve döndük.Zaten birkaç gündür aklımda bulunan zeytinyağlı pırasa ve makarna salatasını yapmak üzere bir heyecanla girdim mutfağa.Çok ta keyif aldım uğraşırken,özlemişim mutfakta olmayı ve farkettim ki aylardır mutfağa adım atmamışım:)Anneye güvenmek böyle olsa gerek,bugün öğle civarı yaptığımız alışverişte oğlumun neleri sevip sevmediğini kestiremediğimi anladığımda,anneye güvenmenin tam da anlamını bulmuş oldum ayrıca!Boşuna ''hadi ablası yemeğini de sen yedir'' demiyor annem bana ya da arkadaşlarımdan bazıları ''nöbetçi anne/yedek anne'' kelimelerini boşuna kullanmıyorlar:))İşin şakası bir yana da keyifli geçti günüm...
Aslında hepimizin bildiği tarifleri buradan yazmayacağım,kullanıcı adı ve şifreyi öğrendikten sonra kazana yazmayı istiyorum mutfakta çektiğim karelerle.
Bu postumu Mutfakta ßiri var ! diyerek ve birkaç fotoğraf ekleyerek bitiriyorum,herkese sevgiler...


Zeytinyağlı pırasanın soğanını,havucunu pişirirken :) Bu karede makarna salatasının,salatalık turşusunu doğrarken :) Ve fınısh :)