16 Tem 2009

Sıradan görünen ve aslında hiçte sıradan olmayan bir sabahta...

Bir yudumda içmek huzuru ve arkasından gelebilme ihtimali yüksek olan huzursuzluğu yudumlamak...
Şimdi ben miyim farkında olmadan yaşayan yoksa yaşadığımın farkında olmadan hoyratça geçen zaman mı benimle inatlaşıp duran...

26 Nis 2009

Üç nokta...

''Tek geceye sığan karmaşık duyguların ardından bir alışıla gelmiş düzen oturdu yine günüme.Duygular tuhaf,duygular deli,duygular fırtınaya yakalanmış iki başıboş serseri.Fırtına ertesi sessizliğinde ise olabilidiğince sakin ve olabildiğince dengeli...''

diye düşünürken Marla bir yandan da çayını yudumluyordu masasında.Birşeyler karalama isteği ile yukarıda ki satırları dökmeye başladı klavyesinden ekrana ama devamı gelmedi bir türlü,sonunu getiremedi diğer yazdığı yazılar gibi.Düşündü...Aslında çok normaldi,öncesi ve sonrası olmayan herşey ortada bir yerlerde dolaşırdı bazı zamanlar ve ertesinde sadece geriye üç nokta bırakırdı belki bir gün devamı gelir diye...
Şimdi sonunu getiremediği yazının bitiş kısmına denk gelen sadece yanyana gibi görünen ama arasında km.ler olan üç küçük noktaydı...
Onlarda yerlerini hemen aldı....

4 Nis 2009

Aklımdan geçen ilk kelimeler ve...

İçimi kıpır kıpır yapan bir müziğin gecenin tam yarımında telefonumda belirmesi,dahası bunun bugüne dair ikinci tını oluşu ve her açtığımda aşkın ötesine taşıması hücrelerimi oldukça hoşuma gidiyor.Kapattığım an telefonu,bir süreliğine hayatla olan görüşmemi de kesiyorum sanki ve içimde kopan tatlı fırtınayı izliyorum.
Daha önce söylememiştim değil mi,artık içinde sen olduğun için daha bir aşığım özlem bulutları gönderdiğim şehre.
Şimdi söyle bakalım,şehri mi bana getireceksin yoksa beni mi çekeceksin şehrine?
02.04.2009/00.28

Sevgili Nily,''aklına gelen ilk kelimeler ile bir yazı yaz'' konulu bir mim pasladı bana ve o an aklıma gelen kelimeleri birleştirdiğimde ortaya bu kısa yazı çıktı.Kendisine çok teşekkür ediyorum ve bende kabul ederse Banadair Berrin'e paslıyorum.
Herkes için mutlu bir haftasonu olsun...

1 Nis 2009

Sıradan sayılabilecek kadar sıradan bir yazı...

Güneşli havanın tam tersine bulutlar dolmuş günüme.Oldum olası sevmem güneşi,bütün karmaşık denklemlerim ve düğüm olmuş ruh halim bu havaya denk gelir nedense.Kalktığımdan beri ne yapıp yapmayacağıma,adım atıp atmayacağıma hatta bişey içip içmeyeceğime dair çelişkiler yaşayan enteresan bir fikir karmaşasına sahip olsam da,araya ikişer dakikalık mutlu ruh hali de kaynamıyor değil.Şu iyinin yanında aynı eş değerde kötüyü de yaşayabilme ihtimalini keşfettiğim andan beri,birbirine pararlel gidiyor iyi-kötü durumu:)Keşfetmemeliymişim dediğim nadir noktalardan oldu kendisi:)
3-4 müzik ekledim ard arda dinliyorum.Hepsi de son dönemlerime damga vuran parçalar,daha dibe çökeceğim diye düşünüyorsanız bu parçalarla yanılıyorsunuz:)Dinlemek huzur veriyor,yine de boğazımda ki düğümler gitmiş değil.Belki birkaç tane daha ekleniyor üstüne ama huzurluyum müziğin tınısında,değiyor.
Çok uzaklarda olmak ve tepeden bakmak geldi içimden sevdiğim şehre.Bir de elimde bol coffee mate dökülmüş nescafem olursa çok sevineceğim.Yavaş yavaş kararan havayla daha çok oksijeni barındıracağım içimde ve ışıklar arasına saklanmış mutlulukları keşfetmeye çalışacağım.Keşfederim biliyorum ufacık detaylarda gizli olsalar da,çünkü küçük bir çikolata paketi sevinci kadar büyük görünüyorlar bakmasını bildiğinizde...
2 kaşık pasifflora+yarın ne giyeceğime dair verdiğim karar+odaklanmamaya odaklanmak isteğiyle bir günü kapatıyorum şimdi.
Nisan ayının ilk postu ile herkese içten bir MERHABA...

31 Mar 2009

Noktalı mim :)

Bir sitede bloguna rastladığım ve cevaplamış olduğu mim ile çocukluğuma döndüğüm sevgili Neslihan,beğenim üzerine mimine beni de eklemiş,kendisine teşekkür ederek keyifle yanıtlamaya başlıyorum.

1.Çocukken .......... kaçırdım.

Çocukken bizimkiler dizisini kaçırdım.Çünkü hep okulum ve annemin dsiplin anlayışı nedeniyle erken yatmak durumundaydım.
2.Çocukken........yoksundum.
Çocukken kitap okuma zevkinden yoksundum.
3.Çocukken ........ yaralanmış olabilirim.
Çocukken hız yapmayı sevdiğimden bisikletten düşüp yaralanmış olabilirim:)
4.Çocukken ........ olmayı hayal ederdim.
Çocukken gelin olmayı hayal ederdim.İlk okul öğretmenimiz herkese ilerde ne olacaksınız diye sorduğunda ben gelin olacağım demişim:)
5.Çocukken ....... isterdim.
Çocukken hep oyun oynamak isterdim.
6.Evimizde asla yeterli ....... olmadı.
Evimizde asla yeterli abur cubur olmadı.
7.Çocukken daha fazla .......... ihtiyaç duyardım.
Çocukken daha fazla arkadaşa ihtiyaç duyardım,şimdi çok olmasının önemli olmadığını keşfettim.
8.Bir daha asla ........... göremeyeceğim için üzgünüm.
Bir daha asla anneannemi göremeyeceğim için üzgünüm.İsterdim ki büyüdüğüm dönemlerimde de çocukluğumda olduğu gibi yanımda olsun.
9.Yıllar boyunca ......... merak ettim.
Yıllar boyunca ne zaman uslanacağımı merak ettim,hala etmekteyim:)
10. .......... kaybımdan dolayı hep kendimi suçladım.
Öğrenim kaybımdan dolayı hep kendimi suçladım.

Bu sevimli mimi kabul ederlerse,Muhabbet Çiçeği ve Kalemimin Ucu'na paslıyorum,sevgiler...

30 Mar 2009

Minik Erkeğim'e.../30.03.06

Rüya gibi gerçek üstü bir duygu yayıyor varlığın her günüme ve her günümün sabahında senin sesinin yankılandığı bir evde güne uyanmak;en olumsuz günlerime dahi ayrı bir renk katıyor...Dünyanın en güzel elleri,en sevimli ayakları,en yumuşak teni senin ki...
Seni öpmeye hiçbir zaman doyamayacağım...
''Minik Erkeğim''
İyi ki doğdun ve iyi ki varsın...

30.03.09

28 Mar 2009

Bir gece yarısı...

Şimdi bir sahil kasabasında söndürmüş olsam feneri
Hayatın tüm renkleri grileşmişken,senin gelişinle en güzel halini alsa
Gecenin yüzüme vuran ışıkları aşkın yüzünü gösterse
Bir deli rüzgar esse ve tüm sarhoşluğun bana geçse usulca

Aşka aşık bir varlığın nasıl aşık olabildiği hakkında bir kitap yazmaya başlasam
Okunup okunmamasından çok anlaşılıp anlaşılmaması olsa kaygım
Beni düşündüğünü bilerek ve bende olduğunu
Seni düşünmeye devam etsem ama üzülmesem,olmayacağına odaklanmasam,akışına bıraksam

Gecenin bir vakti çalan telefonla zaten aklımda olan sen daha bir doldurmasan benliğimi
Yatağımdan kalkıp iki satır bişey karalamak adına almasam masamdaki yerimi
Slow bir müzik açmasam mesela eşlik etsin diye
Ve hiç istemediğim kadar şarap içmek istemesem şerefimize...

Bu kadar dakikalarımda olmasan
Hatta saniyelerimi çalmasan buna bile bile izin veriyor olsam da
Hayatımı bu denli ele geçirmiş durumda olmasan bilmesen de
Ve akıllı ruhumu en deli çağıma döndürmemek adına benliğimi sarmasan...

01:37:19 ve 02:37:49 zamanları telefonuma baktığımda beni bu denli şaşırtmasa
Ya da bu kadar incelemesem aşkın yarattığı incelikleri
Ufak şeylere büyük anlamlar yüklemesem
Bundan duyduğum mutluluğu görmezden gelsem...

Ya da bunların hepsini zihnimden silip bir gün;
Herşeye rağmen lodosuna yenik düşsem
Hızlı bir manevra ile sana gelsem
Herşeye rağmen ''Herşeyim'' desem
Ve geri dönüş yolu tamamen kapanmış olsa...

22 Mar 2009

Kırmızı Ev (Bölüm 7)

Mutfakta son hazırlıklarımı tamamlarken bir yandan da kızlara talimatlar veriyordum akşamla ilgili.Direk söylememiştim fakat birşeyler konuşulacağından haberdarlardı.Mutfaktan yemek odasına eksikleri taşırken sürekli bir kikirdeme halinde oldukları gözümden kaçmadı ve açıkçası birşeyler sezinlemiş olma ihtimalleri bir nebze de olsa içimi rahatlattı.
Frida çalan kapıya bakarken,bizde son birkaç şeyi masaya taşıyorduk.Maribel ve Jansın ile kısa bir hal hatır sorma merasiminden sonra hep beraber masaya geçtik.Kızların okulundan,Angels Cafe'den biraz bizden biraz Jansın'dan bahsederken yemeği yarılamıştık bile.Yakın zamanda cafede bir organizasyon düzenlemeyi planlıyorduk Maribel'la.Tam olarak neyin nasıl olacağını oturtmamıştık ve hazır Jansın'da aramızdayken fikir alış-verişini yapma şansını yakaladık.Taşları iyice yerine oturttuğumuzda hem davetiyeleri basacaktık hem de o geceye özel bir kısa film düzenleyecektik.
-Aslında tam olarak nasıl bir içeriğe sahip olacağına karar veremedik ama hem özel hem de ilginç olmasını istiyoruz.
-Angels Cafe'nin yıldönümüne dair birşey olacağından yakın bulduğumuz dostları çağırmak en iyisi diye düşünüyorum ben,dedi Jansın.
-Tarih belli mi? diye sordu Alin.
-Aslında benim aklımda bir tarih var fakat henüz kimseyle paylaşmayı düşünmüyorum,tam anlamıyla bir sürpriz,dedim muzipce...
Maribel en sonunda konuya girmek için gereken adımı atma cesaretinde bulunmuşken,Frida'nın ahenkli bir ses tonuyla -sanırım biraz da annesini rahatlatmak amacıyla- ağzından çıkan cümle hepimizi biraz şaşırttı,biraz gülümsetti;
-Tamam anne,benim açımdan birlikteliğinizin evilik ile devam etmesinde bir sorun yok.Bunu söylemek için neden bu kadar stress yaşadınız onu da pek bilmiyorum ama ben zaten başından beri böyle bir karara yol alabileceğinizi biliyordum,hatta son günlerde Alin ile aramızda da konuştuk,değil mi Alin?
-Aaa evet konuştuk,hatta Frida kendi için lame bir elbise bile beğendi dedi gülerek...
O gergin,stressli havasından kurtulan Maribel cümlelerini toparlayıp böyle düşündüğüne çok sevindiğini ama lame bir elbise için söz veremeyeceğini söyledi tebessümle.Nedense lame rengin kızını olduğundan yaşça büyük göstereceğini düşünüyordu ve yaptıkları alışverişlerde bu renge yer vermemek adına yoğun uğraşlar veriyordu,küçük kızının büyümüş olabileceği korkusu mu taşıyordu bilemiyorum:)
Yemekten sonra tatlı faslı ve Jansın'ın birbirinden güzel esprileriyle eğlenceli bir akşam yemeğini noktalıyorduk.Kızlar odalarına çıktıktan sonra,Angels Cafe'de düzenleyeceğimiz organizasyon üzerine biraz daha konuşup Jansın'ı yolcu ettik ve Maribel ile her akşam yaptığımız gibi kahvelerimizi alıp minderlerin üzerine attık kendimizi...
-Aslına bakarsan Frida'nın bu kadar olgun yaklaşacağını düşünmemiştim hiç,ikili bağımıza bir üçüncü kişiyi eklemek onun açısından kolay olmamalı.
-Zaten kolay değil ki hele de babası hayattayken ama bu konulara mantıklı bakmayı ona yükleyen sensin biliyorsun,o nedenle çok şaşırmamak lazım bu olumlu ve olgun yaklaşımına.Ayrıca sen ne kadar lame elbiseye karşı çıksan da bu Frida'nın artık büyümüş olduğu gerçeğini değiştirmez,dedim gülerek...
-Haklısın değiştirmez ama yine de lame elbiseyi unutun!

Aslında bir şeye taktığında devam ettirmek gibi bir yapısı yoktu Maribel'ın.İnatçı değildi,aksine oldukça uyumluydu,ılımlıydı.
Başlarda fethedilmesi zor gibi görünse de,fethettikten sonra kapılarını sonuna kadar açardı.Yani aslında lame rengini kabul ettirmesi zor değildi O'na...Zor olan Frida'nın artık büyümüş olduğunu görmesini sağlamaktı.

(Devam edecek...)