30 Ara 2009

Mutlu yıllar Hatun'cum,iyi ki varsın yeni yılımda da :)

Hadi !
Üzerini oldukça sıkı giyin,bir işi becerelim derken sağlıktan olmayalım yılın son günü :) Çekiçleri ve tahtaları alıp bahçede bir kızak yapalım,biraz da süs alalım yanımıza,hatta bir de sıradan kahverengisini rengarenk boyayacak fırçalarımız olsa ne ala :) Süs olarak elimizde sadece makyaj için kullandığımız renkli farların ve birkaç ışıltılı rujun olduğunu biliyorum bakma öyle,onlarla bişeyler çıkartabileceğimizi düşündüm sadece;yeterli de olur sanıyorum,yarın sahneye çıkacak bir kızak sonuçta yaptığımız...Çok ahım şahım olmasa da olur...

(1 saat sonra)

İçeriye gidip,biraz su kaynatacağım sen devam et.Üç şekerli anlarda bahçe keyfi koydum bu anın adını;kahvelerimizi alıp geliyorum.İçimiz ısınsın bu soğuk kış günü;gerçi gülüşün şehri ısıtacak kadar etkili ama :)

(3 saat sonra)

Tamam,oldukça qüzel görünüyor bence.Yan tarafına ''qüle qüle'' de yazdıktan sonra bitmiş olacak ama hangi rujla yazsam ona karar veremedim.Turuncu,yeşil;pembe karışımı olsun mu?

(ve ertesi qün saat 23.59)

Hazır mısın?
İçine herşeyi koyduğumuzu düşünüyorum 2009'a dair;hüzün,yalan,mutsuzluk,hayal kırıklıqı,karmaşık günler demeti :),tadını sevmediğin iyi yapılmamış bir pizza :) hatta bir an şehrin kalabalığının bizi boğduğu günleri de koymak istedim ama o kadar yoğundu ki duygusu,onun için ayrıca kızağın arkasına bir vagon yerleştirdim.
Eklemek istediğin her ne varsa bunun için son 1 dakikan olduğunu ve 2010 a adım attığımız ilk dakika birbirimize sarılarak hepsini geçmişe göndereceğimizi unutma...

Ve 10 !
9!
8!
7!
6!
5!
4!
3!
2!
1!

İşte qidiyorrr,Hoşqeldin 2010 ve Mutlu yıllar Dostum,gülümse :)

Dosta yazılmıştır...

4 Ara 2009

Aralık ayı'm...

Ertelenmeyecek kadar kısa ve qeç kalınmayacak kadar yaşanası bir mevsime adım atmışken Aralık ayıyla
''yani adına AŞK dediqim ayımla'';
mutluluk hep nefes kadar içimizde olsun...
Olsun ki;
dört mevsim yaşamak isteyecek kadar sevelim kışı...

28 Kas 2009

Mutluluqum...

Herşeye raqmen qülümseyebilmeli insan...
Mutluluk aynaya baktıqında karşılaştığın qülüşünde qizli ne de olsa...
Çok olumsuz anlarda yaşasan hayatında,daha kötüsünü düşünüp atlamaya çalış üzerinden.
ßen yapıyorum ve ßu şekilde şansımın farkına varıyorum...
Şanslıyım;
içimde qülmeyi ßilen ve hiç ßüyümeyen bir çocuk yaşatıyorum ...

19 Kas 2009

Mutfakta ßiri varrr :)

Uzun zamandır Pembe Kazan'a uğramadığımdan haliyle kullanıcı adını ve şifresini unutmuş olduğumu,Berrin'cim senden utanarak açıklamak istiyorum:)Tam postuma başlamış yazıyordum ki,blogdan devam edeyim dedim ve kullanıcı adını istediğinde,belki de senesini doldurduğumu farkettim kazanın kapısını açmayışımın :)
Bugün öğle civarı,annem ve minik erkeğimle sıkı bir alışveriş turu yaptıktan sonra eve döndük.Zaten birkaç gündür aklımda bulunan zeytinyağlı pırasa ve makarna salatasını yapmak üzere bir heyecanla girdim mutfağa.Çok ta keyif aldım uğraşırken,özlemişim mutfakta olmayı ve farkettim ki aylardır mutfağa adım atmamışım:)Anneye güvenmek böyle olsa gerek,bugün öğle civarı yaptığımız alışverişte oğlumun neleri sevip sevmediğini kestiremediğimi anladığımda,anneye güvenmenin tam da anlamını bulmuş oldum ayrıca!Boşuna ''hadi ablası yemeğini de sen yedir'' demiyor annem bana ya da arkadaşlarımdan bazıları ''nöbetçi anne/yedek anne'' kelimelerini boşuna kullanmıyorlar:))İşin şakası bir yana da keyifli geçti günüm...
Aslında hepimizin bildiği tarifleri buradan yazmayacağım,kullanıcı adı ve şifreyi öğrendikten sonra kazana yazmayı istiyorum mutfakta çektiğim karelerle.
Bu postumu Mutfakta ßiri var ! diyerek ve birkaç fotoğraf ekleyerek bitiriyorum,herkese sevgiler...


Zeytinyağlı pırasanın soğanını,havucunu pişirirken :) Bu karede makarna salatasının,salatalık turşusunu doğrarken :) Ve fınısh :)

14 Kas 2009

Kokulu bir mim :)

Sevdiğimiz ve sevmediğimiz kokular konulu bir mim aldım Bana Dair Berrin'den uzun zamandan sonra...Keyifle yazmaya başlıyorum şimdi sevdiğim kokulardan;
*Kışı yaşarken kokusunu içime çekmekten hoşlandığım bir kokudur kahve kokusu,içimi ısıtmasını,üşümemi anlıkta olsa bastırmasını sevdiğim,özel,anlamlı ve sevdiğim bir koku.
*Hani şu yemekleri yaparken hazırladığımız harç kokusu da sevdiğim bir kokudur,annem mutfaktayken burnuma gelirse,anında yanında biter ve kaptığım bir ekmeğin üzerine bir kaşık alırım,insana daha bir acıkmışlık duygusu katıyor,mutfağı sarmasını seviyorum:)*Meyveli mum kokusunu seviyorum,krema tadında diyorum mumlar için hep tadını bildiğim halde:)
*Oğlumun hiç değişmeyecek bebek kokusunu seviyorum hem de 1000 yıl koklamayacak olsam aynı kokunun burnumda kalıcı olacağını bildiğim bir tutkuyla...Aklıma Ahmet küçükken çişli bezlerini içime çeke çeke her alt değiştirdiğimde koklamam geliyor:)Çok güzel kokuyor dediğimde gülerlerdi bana,şimdi ben de gülüyorum ama gerçekten güzel kokuyordu:)O zaman oğlumun çişli bez kokusu da desem yalan olmaz sanırım hahaha,sesli güldüm :)
Benzin kokusu,tiner kokusu,anason kokusu ise sevdiğim diğer kokuların arasında olanlar...
Sevmediğim kokuların başında ise balık kokusu geliyor.Beni tanıyanlar bilir,ne eve sokarım ne de alışverişini yaparım balığın.Hastane kokusunu da sevmem.İç karartıcı,sanki negatif olan herşeyi çeken bir mıknatıs gibidir hastane kokusu.Hele ki geceleri,insana keşke koku olmasam dedirtir,bunaltır,içten gelen derin bir çığlık attırır...Islanmış çimen kokusunu da çoğu insanın aksine sevmiyorum ve bir de kolonya kokusu hoşlanmadığım kokular arasında...

Hatuncum sana çok teşekkür ediyorum ve senden aldığım mimi uzun zamandır bloguna dokunmamış olan Bulut'a ve blogunu yeni keşfettiğim SU'dan Sayfalar'a kabul ederlerse paslıyorum...
Güzel haftasonları diliyorum hepinize...

11 Kas 2009

Mutluluk Oyunu

Mutluluk belki de çocukluğumda hiç oynamadığım bir oyunu öğretiyordu bana,elma dersem çıkar mıydı,oyunun kurallarında elma-armut ikilisi var mıydı bilmiyorum.Tek bildiğim zor bir oyun olduğu ve hep kendi istediği zaman oynamama izin verdiği...Oyunun tam benim için oldukça keyifli kısmına geldiğimizde neden yarıda bırakmak durumunda kalıyordum,neden aniden siren sesleri duyuluyordu acil durumu haber vermek istermişcesine ve neden oyunun sonu hiç gelmiyordu anlayamadım bir türlü;anlatanda olmamıştı ki dinleyeyim.Bir cümle hatırlıyorum sadece uzaklardan gelen '' sakin ol,yakında geçer''.Bu da kurallardan biriydi sanırım,duyuyorsan bu cümleye karşılık '' hep geçiyor'' dediğimi bilmeni istiyorum.
Tam yakaladığımı sandığım an kenarından köşesinden uçurtmayı,ipin elimde kaldığını ve uçurtmaya hakim olmanın bir sonra ki bahara kaldığını anlamam geç olmuyor.Özgürlüğüne gidiyor ve ben özgür kalmayı istediğim yolları arşınlamaya devam ediyorum özgür olma düşüncesiyle...Özgürlük;mutluluk dünyamda.Mutlu olduğumda özgür;özgür olduğumda mutlu hissediyorum hissediyorum da,şu sonu gelmez oyunu bir türlü oynayamıyorum...

21 Eki 2009

ßişey olsun aniden...


ßişey olsun aniden ve ßen düne qöre inanılmaz mutlu hissedeyim kendimi...Küçücük bir çocuk olayım mesela,içimde ki her yaramazlığı dışarıya çıkartıyım,aklımdan qeçen tüm oyunları ßir ßir sıralayayım ve öyle bir kahkaha atayım ki herzaman olduqu qißi...herkes dönüp ßaksın...Ya da çok yaqmur yaqsın ßuqün,ßir kaçamakla dışarı sıyrılayım ,ıslanayım iliklerime kadar ve tüm olumsuzlukları yaqmura ßırakayım...

7 Eki 2009

qüne düşülen notlar

♥ aklına eseni yap ♥ yaparken kural tanıma ♥ anı yaşa
♥ ♥ ♥ kızmıyorum artık ! ßakıyorum...seçiyorum...qülüyorum...qeçiyorum...:) ♥ ♥ ♥
qiden qider;kalan sahalar ßenimm
♥ ♥ ♥
(: