Sevdiğimiz ve sevmediğimiz kokular konulu bir mim aldım Bana Dair Berrin'den uzun zamandan sonra...Keyifle yazmaya başlıyorum şimdi sevdiğim kokulardan;
*Kışı yaşarken kokusunu içime çekmekten hoşlandığım bir kokudur kahve kokusu,içimi ısıtmasını,üşümemi anlıkta olsa bastırmasını sevdiğim,özel,anlamlı ve sevdiğim bir koku.
*Hani şu yemekleri yaparken hazırladığımız harç kokusu da sevdiğim bir kokudur,annem mutfaktayken burnuma gelirse,anında yanında biter ve kaptığım bir ekmeğin üzerine bir kaşık alırım,insana daha bir acıkmışlık duygusu katıyor,mutfağı sarmasını seviyorum:)*Meyveli mum kokusunu seviyorum,krema tadında diyorum mumlar için hep tadını bildiğim halde:)
*Oğlumun hiç değişmeyecek bebek kokusunu seviyorum hem de 1000 yıl koklamayacak olsam aynı kokunun burnumda kalıcı olacağını bildiğim bir tutkuyla...Aklıma Ahmet küçükken çişli bezlerini içime çeke çeke her alt değiştirdiğimde koklamam geliyor:)Çok güzel kokuyor dediğimde gülerlerdi bana,şimdi ben de gülüyorum ama gerçekten güzel kokuyordu:)O zaman oğlumun çişli bez kokusu da desem yalan olmaz sanırım hahaha,sesli güldüm :)
Benzin kokusu,tiner kokusu,anason kokusu ise sevdiğim diğer kokuların arasında olanlar...
Sevmediğim kokuların başında ise balık kokusu geliyor.Beni tanıyanlar bilir,ne eve sokarım ne de alışverişini yaparım balığın.Hastane kokusunu da sevmem.İç karartıcı,sanki negatif olan herşeyi çeken bir mıknatıs gibidir hastane kokusu.Hele ki geceleri,insana keşke koku olmasam dedirtir,bunaltır,içten gelen derin bir çığlık attırır...Islanmış çimen kokusunu da çoğu insanın aksine sevmiyorum ve bir de kolonya kokusu hoşlanmadığım kokular arasında...
Hatuncum sana çok teşekkür ediyorum ve senden aldığım mimi uzun zamandır bloguna dokunmamış olan Bulut'a ve blogunu yeni keşfettiğim SU'dan Sayfalar'a kabul ederlerse paslıyorum...
Güzel haftasonları diliyorum hepinize...
So-be etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
So-be etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Kas 2009
4 Nis 2009
Aklımdan geçen ilk kelimeler ve...
İçimi kıpır kıpır yapan bir müziğin gecenin tam yarımında telefonumda belirmesi,dahası bunun bugüne dair ikinci tını oluşu ve her açtığımda aşkın ötesine taşıması hücrelerimi oldukça hoşuma gidiyor.Kapattığım an telefonu,bir süreliğine hayatla olan görüşmemi de kesiyorum sanki ve içimde kopan tatlı fırtınayı izliyorum.
Daha önce söylememiştim değil mi,artık içinde sen olduğun için daha bir aşığım özlem bulutları gönderdiğim şehre.
Şimdi söyle bakalım,şehri mi bana getireceksin yoksa beni mi çekeceksin şehrine?
02.04.2009/00.28
Sevgili Nily,''aklına gelen ilk kelimeler ile bir yazı yaz'' konulu bir mim pasladı bana ve o an aklıma gelen kelimeleri birleştirdiğimde ortaya bu kısa yazı çıktı.Kendisine çok teşekkür ediyorum ve bende kabul ederse Banadair Berrin'e paslıyorum.
Herkes için mutlu bir haftasonu olsun...
31 Mar 2009
Noktalı mim :)
Bir sitede bloguna rastladığım ve cevaplamış olduğu mim ile çocukluğuma döndüğüm sevgili Neslihan,beğenim üzerine mimine beni de eklemiş,kendisine teşekkür ederek keyifle yanıtlamaya başlıyorum.
1.Çocukken .......... kaçırdım.
Çocukken bizimkiler dizisini kaçırdım.Çünkü hep okulum ve annemin dsiplin anlayışı nedeniyle erken yatmak durumundaydım.
2.Çocukken........yoksundum.
Çocukken kitap okuma zevkinden yoksundum.
3.Çocukken ........ yaralanmış olabilirim.
Çocukken hız yapmayı sevdiğimden bisikletten düşüp yaralanmış olabilirim:)
4.Çocukken ........ olmayı hayal ederdim.
Çocukken gelin olmayı hayal ederdim.İlk okul öğretmenimiz herkese ilerde ne olacaksınız diye sorduğunda ben gelin olacağım demişim:)
5.Çocukken ....... isterdim.
Çocukken hep oyun oynamak isterdim.
6.Evimizde asla yeterli ....... olmadı.
Evimizde asla yeterli abur cubur olmadı.
7.Çocukken daha fazla .......... ihtiyaç duyardım.
Çocukken daha fazla arkadaşa ihtiyaç duyardım,şimdi çok olmasının önemli olmadığını keşfettim.
8.Bir daha asla ........... göremeyeceğim için üzgünüm.
Bir daha asla anneannemi göremeyeceğim için üzgünüm.İsterdim ki büyüdüğüm dönemlerimde de çocukluğumda olduğu gibi yanımda olsun.
9.Yıllar boyunca ......... merak ettim.
Yıllar boyunca ne zaman uslanacağımı merak ettim,hala etmekteyim:)
10. .......... kaybımdan dolayı hep kendimi suçladım.
Öğrenim kaybımdan dolayı hep kendimi suçladım.
Bu sevimli mimi kabul ederlerse,Muhabbet Çiçeği ve Kalemimin Ucu'na paslıyorum,sevgiler...
1.Çocukken .......... kaçırdım.
Çocukken bizimkiler dizisini kaçırdım.Çünkü hep okulum ve annemin dsiplin anlayışı nedeniyle erken yatmak durumundaydım.
2.Çocukken........yoksundum.
Çocukken kitap okuma zevkinden yoksundum.
3.Çocukken ........ yaralanmış olabilirim.
Çocukken hız yapmayı sevdiğimden bisikletten düşüp yaralanmış olabilirim:)
4.Çocukken ........ olmayı hayal ederdim.
Çocukken gelin olmayı hayal ederdim.İlk okul öğretmenimiz herkese ilerde ne olacaksınız diye sorduğunda ben gelin olacağım demişim:)
5.Çocukken ....... isterdim.
Çocukken hep oyun oynamak isterdim.
6.Evimizde asla yeterli ....... olmadı.
Evimizde asla yeterli abur cubur olmadı.
7.Çocukken daha fazla .......... ihtiyaç duyardım.
Çocukken daha fazla arkadaşa ihtiyaç duyardım,şimdi çok olmasının önemli olmadığını keşfettim.
8.Bir daha asla ........... göremeyeceğim için üzgünüm.
Bir daha asla anneannemi göremeyeceğim için üzgünüm.İsterdim ki büyüdüğüm dönemlerimde de çocukluğumda olduğu gibi yanımda olsun.
9.Yıllar boyunca ......... merak ettim.
Yıllar boyunca ne zaman uslanacağımı merak ettim,hala etmekteyim:)
10. .......... kaybımdan dolayı hep kendimi suçladım.
Öğrenim kaybımdan dolayı hep kendimi suçladım.
Bu sevimli mimi kabul ederlerse,Muhabbet Çiçeği ve Kalemimin Ucu'na paslıyorum,sevgiler...
9 Mar 2009
Mutluluk...!
Hani hiç kimseyi umursamadığın dönemler olur ya,hani en deli haline büründüğün;işte mutluluk o anda aklına gelen herşeyi layığıyla yapabilme gücünü kendinde bulmaktır.
Kalabalığın içine usulca sızmaktır bazen ve avucunda tuttuğun bir elma şekerinin tadını almaktır dakikalarca...
Yağmura kendini bırakmaktır ve bunu yaparken de ruhunu özgür bırakmaktır,iliklerine kadar ıslanmayı göze alarak...
Bir adım atmaktır bazen nereye yöneleceğini bilmeden ve bu bekleyişte yaşanılan heyecanı en doruğa çıkarmaktır.
İlkleri zamana yayarken yaşanılan sabırsızlıktır mutluluk,sabretmeyi öğrenebilmektir,sabretmeyi öğrenebilme çabasındayken sabırsızlığın güzelliğini yaşamaktır.
İçinden geldiği gibi kelimeleri süslemektir yazarken ve yaşamının anlamlarını yüklemektir her harfe.Ama açıkça ama saklayarak kendini yaşatmaktır cümlelerinde...
Öyle birşey ki Mutluluk,bazen rimel sürerken yaşadığın telaşta saklıdır bazen acele bir giysi seçiminde:)
Bazen sınır tanımamaktır,bazen sınır koymaktır delice bir istekle.
Mutluluk öyle birşey ki;
Kimi zaman bir bira köpüğündedir tadı,kimi zaman şekersiz bir kahvede...
Ve herşeye rağmen tek bir şeye bağlıdır Mutluluğu duyumsamak,aynada hergün gördüğümüz yüze gülümsemeyi bilmemize...
Kalabalığın içine usulca sızmaktır bazen ve avucunda tuttuğun bir elma şekerinin tadını almaktır dakikalarca...
Yağmura kendini bırakmaktır ve bunu yaparken de ruhunu özgür bırakmaktır,iliklerine kadar ıslanmayı göze alarak...
Bir adım atmaktır bazen nereye yöneleceğini bilmeden ve bu bekleyişte yaşanılan heyecanı en doruğa çıkarmaktır.
İlkleri zamana yayarken yaşanılan sabırsızlıktır mutluluk,sabretmeyi öğrenebilmektir,sabretmeyi öğrenebilme çabasındayken sabırsızlığın güzelliğini yaşamaktır.
İçinden geldiği gibi kelimeleri süslemektir yazarken ve yaşamının anlamlarını yüklemektir her harfe.Ama açıkça ama saklayarak kendini yaşatmaktır cümlelerinde...
Öyle birşey ki Mutluluk,bazen rimel sürerken yaşadığın telaşta saklıdır bazen acele bir giysi seçiminde:)
Bazen sınır tanımamaktır,bazen sınır koymaktır delice bir istekle.
Mutluluk öyle birşey ki;
Kimi zaman bir bira köpüğündedir tadı,kimi zaman şekersiz bir kahvede...
Ve herşeye rağmen tek bir şeye bağlıdır Mutluluğu duyumsamak,aynada hergün gördüğümüz yüze gülümsemeyi bilmemize...
Sevgili Nily'nin bana gönderdiği mutluluk konulu mim'i bu şekilde yazmayı uygun buldum.Öncelikle kendisine yazmama vesile olduğundan dolayı teşekkür ediyorum.Banadair,Chaotic Gönderiler ve Düş hekimi kabul ederseniz size paslıyorum;
Mutluluk sizce....?
27 Şub 2009
Sözlüye kalktım!
Sen hiç öğretmenine aşık oldun mu:D
demiş kend!mden ger!ye,okuduktan sonra söyle bakalım sözlüden geçtim mi kaldım mı:)
Ben hiç öğretmenime aşık olmadım ama ilginç bir anım yok anlamına gelmez bu.
Lisedeyken bir coğrafya öğretmenimiz vardı,ismi Tamer Şahin.Tüm kızlar hayrandı kendisine.Cilve yapanlar,bizim katta nöbetçi olduğunda etrafına doluşanlar,kırıta kırıta dersten çıkmak için izin isteyenler...Bu örnekleri çoğaltabilirim!(bu cümleyi bugün pek sevdim:).Neyse,lisede toplantılarıma annem geliyordu,her konuda kendisi bilgilendiriliyordu ve hatta bu konulara ''kızınız istiklal marşına inmedi'' '' kızınız bugün son derse girmedi'' ''kızınız.......'' gibi adımlarımda dahil oldu hep!Ee annem boşuna demiyor sayende okul idaresiyle akraba olduk!
Veli toplantılarımdan birinden döndüğünde annem anlatıyor;''Aylin sınıfa girdik,masanın karşısında ki sıraya oturdum.Hocalarınız teker teker girip çıktılar fakat bir tanesi,şimdi adını hatırlamıyorum,tüm öğrencileri sadece bana anlattı.'' ''Nasıl yani?'' ''Ne bileyim kızım,sürekli baktı baktı durdu,kesin senden çok şikayeti vardı,kızım sana söylüyorum gelinim sen anlaya getirdi durumu'' ''Yok canım''...derken veli toplantısı fırçası geçti gitti ve günlerden Pazartesi...Teneffüs oldu,katımızda da sevgili hocamız Tamer Şahin nöbetçi.Bizde 2-3 arkadaş dayanmışız koridor sonunda ki kalorifer peteğine,camdan bakıp muhabbet ediyoruz.Yanımıza geldi,alalade bir sohbetin arasında bana dönüp dedi ki;''Aylin senin gözlerinde güzel ama annenin gözleri muhteşem''...O an neye uğradığımı şaşırdım.''Teşekkür ederim hocam'' diyebildim sadece ve geçtik.Demek ki hocam annemin gözlerinden dolayı takılmış toplantıda bozuk plak misali.(Bu arada annemin gözleri yeşil)...
İşte öğretmen konusuna dair benden gereksiz ama geriye baktığımda güldüğüm bir anı...
Şimdi diyorum ki,öğretmenim söyler misin size aşık olan ve bunu size yansıtan öğrenciniz oldu mu?:)
Sobe/mim için teşekkür ederim.
demiş kend!mden ger!ye,okuduktan sonra söyle bakalım sözlüden geçtim mi kaldım mı:)
Ben hiç öğretmenime aşık olmadım ama ilginç bir anım yok anlamına gelmez bu.
Lisedeyken bir coğrafya öğretmenimiz vardı,ismi Tamer Şahin.Tüm kızlar hayrandı kendisine.Cilve yapanlar,bizim katta nöbetçi olduğunda etrafına doluşanlar,kırıta kırıta dersten çıkmak için izin isteyenler...Bu örnekleri çoğaltabilirim!(bu cümleyi bugün pek sevdim:).Neyse,lisede toplantılarıma annem geliyordu,her konuda kendisi bilgilendiriliyordu ve hatta bu konulara ''kızınız istiklal marşına inmedi'' '' kızınız bugün son derse girmedi'' ''kızınız.......'' gibi adımlarımda dahil oldu hep!Ee annem boşuna demiyor sayende okul idaresiyle akraba olduk!
Veli toplantılarımdan birinden döndüğünde annem anlatıyor;''Aylin sınıfa girdik,masanın karşısında ki sıraya oturdum.Hocalarınız teker teker girip çıktılar fakat bir tanesi,şimdi adını hatırlamıyorum,tüm öğrencileri sadece bana anlattı.'' ''Nasıl yani?'' ''Ne bileyim kızım,sürekli baktı baktı durdu,kesin senden çok şikayeti vardı,kızım sana söylüyorum gelinim sen anlaya getirdi durumu'' ''Yok canım''...derken veli toplantısı fırçası geçti gitti ve günlerden Pazartesi...Teneffüs oldu,katımızda da sevgili hocamız Tamer Şahin nöbetçi.Bizde 2-3 arkadaş dayanmışız koridor sonunda ki kalorifer peteğine,camdan bakıp muhabbet ediyoruz.Yanımıza geldi,alalade bir sohbetin arasında bana dönüp dedi ki;''Aylin senin gözlerinde güzel ama annenin gözleri muhteşem''...O an neye uğradığımı şaşırdım.''Teşekkür ederim hocam'' diyebildim sadece ve geçtik.Demek ki hocam annemin gözlerinden dolayı takılmış toplantıda bozuk plak misali.(Bu arada annemin gözleri yeşil)...
İşte öğretmen konusuna dair benden gereksiz ama geriye baktığımda güldüğüm bir anı...
Şimdi diyorum ki,öğretmenim söyler misin size aşık olan ve bunu size yansıtan öğrenciniz oldu mu?:)
Sobe/mim için teşekkür ederim.
18 Şub 2009
20'li yaşlardan 30'lu yaşlara gönderilen bir post...
Öyle birşey ki dost,
Çıkmaz sokakların dahi bittiği yerde yenisini inşa edecek kadar güçlüdür yanında.
Dağılan şeyleri toparlayamasa da ucundan tutma çabasında olandır.
Ortak bir şehri mesken tutandır ayrı şehirlerden uzanan elleriyle
Paylaşmaktır,dağılmaktır aynı kareye ve yine aynı karede buluşmaktır gülen kelimelerle...
Karşılıksız sevmektir,bazen kırılsada yansıtmamaktır,alttan almaktır,kabullenmektir eksilerini.
Cansız bir ekrana bakarak hissetmektir,ağladığında ağlayabilmektir,sarılmak,kundaklamak istemektir hatta...
Arada soğukluk,kopmuşluk hissettiğinde üzülmektir,boşvermemektir.
Günlerini alan soru işaretlerine kafa tutmaktır herşeye rağmen.
Kendi içinde kendinle,O'na rağmen çelişmektir.
Bırakmamaktır,ayakta tutmak,tutmaya çalışmaktır...
30'larda bekleyeceğini bilmektir imkansız olsada:)
Bunun imkansızlığını bilerek sırf dost söyledi diye buna inanmaktır,hızla ilerlemektir o yaşa.
Beraber yaşlanıcaz diye 30'lara,olağanca gücünle koşmaktır hatta...
Sevgili Muhabbet Çiçeği'nin dostluk konulu mimini bu şekilde yazmak istedim ve bu güzel mimi bana pasladığı için canım arkadaşıma teşekkür ederim.Benden de yazıda bahsi geçen Dost'a gitsin.Bakalım neler karalayacak bu güzel konu hakkında...
Çıkmaz sokakların dahi bittiği yerde yenisini inşa edecek kadar güçlüdür yanında.
Dağılan şeyleri toparlayamasa da ucundan tutma çabasında olandır.
Ortak bir şehri mesken tutandır ayrı şehirlerden uzanan elleriyle
Paylaşmaktır,dağılmaktır aynı kareye ve yine aynı karede buluşmaktır gülen kelimelerle...
Karşılıksız sevmektir,bazen kırılsada yansıtmamaktır,alttan almaktır,kabullenmektir eksilerini.
Cansız bir ekrana bakarak hissetmektir,ağladığında ağlayabilmektir,sarılmak,kundaklamak istemektir hatta...
Arada soğukluk,kopmuşluk hissettiğinde üzülmektir,boşvermemektir.
Günlerini alan soru işaretlerine kafa tutmaktır herşeye rağmen.
Kendi içinde kendinle,O'na rağmen çelişmektir.
Bırakmamaktır,ayakta tutmak,tutmaya çalışmaktır...
30'larda bekleyeceğini bilmektir imkansız olsada:)
Bunun imkansızlığını bilerek sırf dost söyledi diye buna inanmaktır,hızla ilerlemektir o yaşa.
Beraber yaşlanıcaz diye 30'lara,olağanca gücünle koşmaktır hatta...
Sevgili Muhabbet Çiçeği'nin dostluk konulu mimini bu şekilde yazmak istedim ve bu güzel mimi bana pasladığı için canım arkadaşıma teşekkür ederim.Benden de yazıda bahsi geçen Dost'a gitsin.Bakalım neler karalayacak bu güzel konu hakkında...
28 Eyl 2008
Önüm arkam sağım solum SO-BE : )
Bulut'tan ve Tuğba'dan bana bir sobe gelmiş,bende keyifli bir pazar gününde severek cevaplıyorum.
İsim:Aylin
Nerelisiniz:İstanbul(anne-babaya gidersem Trakya ve Eskişehir diye uzanırım).
Yaşadığınız Yer:Öyle bir yerdeyim ki,ne karanfil ne kurbağa...
Mesleğiniz:Miniğimin annesiyim:)İkinci çocukta terfi edeceğim sanırım:)
Hobileriniz:Müzik dinlemek,dans etmek,kitap okumak ve sonunda kendimce yorumlamak.Evede film keyfi yapmak ve her daim yorulmadan dolaşmak...
Kaç çocuğunuz var:Gece yatmaz gündüz kalkmaz bir oğlum var:)
En sevdiğiniz yemek:Barbunya,bamya,karnıyarık...
Sevdiğiniz müzik:Ayrımım yok ama beni dinlendiren ve mutlu eden slow ya da hareketli her parçayı dinlerim.
Nerelere gitmekten hoşlanırsın:O an ki ruh halim beni nerede rahat hisettirecekse oraya gitmekten;bazen bar olabilir bazen yürüyüş yapabileceğim herhangi bir sokak...
Bende bu sobeyi La Dolce Vita isimli bloga sevgili Nily'e paslıyorum...
Sevgilerimle...
İsim:Aylin
Nerelisiniz:İstanbul(anne-babaya gidersem Trakya ve Eskişehir diye uzanırım).
Yaşadığınız Yer:Öyle bir yerdeyim ki,ne karanfil ne kurbağa...
Mesleğiniz:Miniğimin annesiyim:)İkinci çocukta terfi edeceğim sanırım:)
Hobileriniz:Müzik dinlemek,dans etmek,kitap okumak ve sonunda kendimce yorumlamak.Evede film keyfi yapmak ve her daim yorulmadan dolaşmak...
Kaç çocuğunuz var:Gece yatmaz gündüz kalkmaz bir oğlum var:)
En sevdiğiniz yemek:Barbunya,bamya,karnıyarık...
Sevdiğiniz müzik:Ayrımım yok ama beni dinlendiren ve mutlu eden slow ya da hareketli her parçayı dinlerim.
Nerelere gitmekten hoşlanırsın:O an ki ruh halim beni nerede rahat hisettirecekse oraya gitmekten;bazen bar olabilir bazen yürüyüş yapabileceğim herhangi bir sokak...
Bende bu sobeyi La Dolce Vita isimli bloga sevgili Nily'e paslıyorum...
Sevgilerimle...
11 Eyl 2008
Ev yaşamında hoşlanmadığımız durumlar/Mim konusu...
Ev yaşamında nefret ettiğimiz,hoşlanmadığımız şeyler konusunda sobelemiş Nily beni.Eğer derli toplu,düzenli,temizliği deli olacak şekilde seven biriyseniz illa ki bir çok madde sıralanacaktır bu konuda.Benim maddelerime gelelim; *Mutfakta 7/24 dağınık tezgah olması ve makinaya yerleştirilmemiş/yıkanmamış bulaşık görüntüsü
*Banyodan çıkıldığında yaratılan ıslaklık ve o ıslak ayaklar ile yatak odasına yönelinmesi!!*Havluların,üstümüzden çıkan eşyaların dağınık bırakılması!
*Üstümüzden çıkan kirli giysiyi olduğu yerde bırakılması
*Boşalmış bardakların ya da tabakların oturulan odada oraya buraya bırakılması,mutfağa götürülmemesi
*Mutfakta açılan yiyeceklerin ambalajının ortada bırakılması,halbuki bir çöp kutumuz var!
*Ayakkabı ve terliklerin yerde yarattığı kalabalık görüntü
..........
Gibi madde madde uzar gider bu liste.Bunlar ilk aklıma gelenler,bazılarına kendimce çözüm bulsam da bulamadıklarım daha çok.Biraz daha zamana ve dahiyane fikirlere ihtiyaçları var o kadar:)Bende banadair_Berrin'i sobeleyeyim bakalım evde nelerden hoşlanmıyormuş. Nily çok teşekkür ediyorum,yazmak keyifli oldu.Sevgiler....
21 Ağu 2008
Blog Oyunu/Taklitçilik
Blog arkadaşım Gökkuşağı'nın Rengi davet edildiği blog oyununun konusu olan taklitçiliği bana paslamış.Kendi kelimerimle şöyle yazmak istedim;
Taklitçilik üretememek,kendine özgü nitelikler sağlayamamak ya da var olanlardan haz duymayıp başkalarından almaya çalışmak,pasiflik,özgüvensizlik ve hatta bir kişilik bozukluğu taklitçilik...
Benim diyememek,arka planda durmuşluğu kapatmaya çalışmak ve ön plana çıkışı yapaylıkla özdeşleştirmek...
....
Ve sonuç olarak;
Kişi kendi özellikleriyle meydan okuyabilmeli herşeye,orjinalliğiyle,kendine has duruşuyla buradayım demeli,yürümeli,hep ileriye gitmeli.
Kişi kendi özellikleriyle meydan okuyabilmeli herşeye,orjinalliğiyle,kendine has duruşuyla buradayım demeli,yürümeli,hep ileriye gitmeli.
Çok teşekkür ediyorum yazmama vesile olduğun için.Bende bu konuyu Mutlu ve Umutlu'ma ve Kurudamlalar'a paslıyorum,kolay gelsin.
20 Ağu 2008
Sobe/Olmazsa Olmazlarım
Sevgili kurudamlalar beni sobelemiş,biraz geç kalmış olsamda ''olmazsa olmazlarım'' içerikli yazımı yazıyorum;
*Şöyle bir yaşamıma baktım da,hep yanımda olsun,onsuz olmaz dediğim tek birşey çıktı karşıma,oğlum...Benim olmazsa olmazım,onsuz yapamayacağım,belki bu kadar mutlu kalmamın en belirgin sebebi kendisi.Olmazsa olmazlarıma o'nun gülüşünü,ağlamasını,kucağımda uyuya kalmasını,kokusunu da ekleyebilirim...
*Bir diğeri inatçılığım,kararlılığım,dik başlılığım,hatalarım,doğrularım,seçimlerim,mutlu oluşum,huzursuzluğum...Şu ana dek Aylin'i Aylin yapmış/yapan herşey olmazsa olmazım.
*Biraz daha nesnelere dönersem eğer,her gittiğim yolculukta kıyafetlerime göre çantamda yerini alan ojelerim,kıyafetlerimi tamamlayan tonlarda çantalarım ve yine aynı tamamlama görevine nail olan kolyelerim...
Kısa kısa aklıma ilk gelenler bunlar oldu değer derecesine göre.Teşekkür ediyorum yazıyı yazmama neden olduğun için,bende Gökkuşağının Rengi'ni ve Muhabbet Çiçeği'ni sobeleyeyim,eminim yazacakları ''olmazsa olmaz''ları vardır.
*Şöyle bir yaşamıma baktım da,hep yanımda olsun,onsuz olmaz dediğim tek birşey çıktı karşıma,oğlum...Benim olmazsa olmazım,onsuz yapamayacağım,belki bu kadar mutlu kalmamın en belirgin sebebi kendisi.Olmazsa olmazlarıma o'nun gülüşünü,ağlamasını,kucağımda uyuya kalmasını,kokusunu da ekleyebilirim...
*Bir diğeri inatçılığım,kararlılığım,dik başlılığım,hatalarım,doğrularım,seçimlerim,mutlu oluşum,huzursuzluğum...Şu ana dek Aylin'i Aylin yapmış/yapan herşey olmazsa olmazım.
*Biraz daha nesnelere dönersem eğer,her gittiğim yolculukta kıyafetlerime göre çantamda yerini alan ojelerim,kıyafetlerimi tamamlayan tonlarda çantalarım ve yine aynı tamamlama görevine nail olan kolyelerim...
Kısa kısa aklıma ilk gelenler bunlar oldu değer derecesine göre.Teşekkür ediyorum yazıyı yazmama neden olduğun için,bende Gökkuşağının Rengi'ni ve Muhabbet Çiçeği'ni sobeleyeyim,eminim yazacakları ''olmazsa olmaz''ları vardır.
4 May 2008
Mimsel Davalar/Yaşlılık

Sevgili Elçin beni mimlemiş ve demiş ki ''Aylince yaşlandığında nasıl olurdun?'..
Ben hep yaşlılığımı zinde ve olabildiğine kokoş hayal etmişimdir.Sporunu yapan,hani fıtness falan olmasa da en azından düzenli yürüyüşünde,giyimine gençliğindeki gibi önem veren,kuaförünü aksatmayan ve makyajından geri kalmayan hayat dolu bir yaşlı olmayı planlıyorum.Hani şu mızır mızır mızırdandığından huysuz olduğundan yanına yaklaşılmayan değil de,sırf gülmek için etrafına doluşulan bir nine olmayı..Ve hatta o yaşıma rağmen torunlara moda hakkında imajmaker lık dahi yapabilecek kokoşlukta olan:)))Bu arada saçlarımı şuana kadar büründüğüm hiçbir renkte düşünmüyorum,tamamen beyaz istiyorum.Bilmem hoş durur mu yaşayalım görelim..
Bu hayaller bir yana,en çok istediğim huzur dolu ve kendi kendime yetebileceğim bir yaşlılık..Umarım herkes kendi romanının son bölümlerini bu şekilde bitirir..
Teşekkür ediyorum Elçin'cim..
ve Berrin,senin bu konuda yazdıklarını ilgiyle okuyacağımı düşünerek seni mimliyorum,anlat bakalım nasıl bir yaşlı hatun olurdun?
23 Mar 2008
Mimsel davalardan ABECE :)

Mimlenmişim fakat yeni evi yerleştirme yoğunluğundan dolayı geç cevaplıyorum,Bendeniz'im kusuruma bakma,bu arada mim'in konusu pek hoşuma gitti,hadi bakalım neler çıkacak alfabeden:)
A: Aşk(her insanın dolu dolu yaşaması gerektiğine inandığım)
B: Bambaşka biri(Ajda Pekkan'ın sevdiğim şarkısı geldi aklıma,kendimi yeniledikçe dinlerim:))
C: Aklıma spor salonunda kol göğüs çalışırken,dumblelar ile kolumu yana açtığımda Vildan Hanım'ın ''Aylin yana açıp yarım c yapacaksın'' deyişi geliyor,pardon bunun tamı nasıl:))))
D: D vitamini
E: eşek hoşaftan ne anlar:)))Ayy aklıma gelenlere bak :)
F: fil !!
G: GALATASARAY
Ğ: belki genelde mimlenenler bu harfi kullanmamıştır fakat benim hep aklıma gökkuşağı gelir bu harfte..
H: Hoşçakal (denilmesi zor ve dönüşü imkansız bir kelime bence)
ı: Ilımlı olmak (her konuda ve ikili ilişkilerde gerekli olduğu kanısındayım)
İ: İstanbul
J: Jale:))(Tanımam sadece j deyince aklıma geldi):)))
K: Kılavuzu karga olanın:)))eheueheu deyim ve atasözleri günüm pazar günü:))
L: Leylek geldi aklıma !
M: Mihrabım diyerek sana yüz buldum diye tsm parçası
N: Nazım Hikmet
O: ORangutan
Ö: Özgürlük
P: para
R: ........ bişey gelmedi aklıma:)demek ki uğursuz harfim R:)))
S: Sadakat /pek nadirdir ama bulundumu da kıymeti bilinmez
Ş: Şarlot
T: Tiramisuuuuuu:)))
U: Uçak geldi aklıma,annemi 1 saat önce gönderdiğimden olsa gerek(istanbul'a)..
Ü: Ümit,Umut
V: Vosvos
Y: Hep istediğim ama yaptırmadığım Yarasa dövmesi
Z: Zeynep
Bende diyorum ki şu konuya Berrin ve Berfin bir el atsa:)))
21 Oca 2008
Ders:Sobe / Konu:Yapmak zorunda olduğumuz halde yapmadığımız kolay işler !!
Bu sefer ki sobelenmemin konusu ''yapmak zorunda olduğumuz halde yapmadığımız kolay işler''..Berrin'cim çok mu düşünülmüş bu,kendimi lisede kompozisyon sınavına girer gibi hissettim:))Gerçi hep yüksek notlar çekerdim amma:)))
Yemek yapmaktan başlayayım o halde,aslında yapmam gerekir ama ben yemek yapmıyorum.Oysa ki çoğu sebze yemeğinin yapılışındaki temel hep aynı,soğan,yağ,baharatlar ve sebze:))Ki bayan olarakta bu işten zevk almam gerektiği düşünülürse,hem yapmak zorunda olduğum hem yapmadığım hem de tembel olduğum sonucu çıkıyor ortaya..Hemen tembellikten üşengeçliğe geçiyorum ve konumuza şöyle bir örnek veriyorum..Çay-kahve canım istedi değil mi?Önce odada bulunan kişilere teker teker içip içmediklerini sorarım ve içimden içmeleri için dua ederim,sonra evet cevabı alırsam kalkar hemen yaparım,almazsam bende içmem ve oturmaya devam ederim:))Kısaca sadece kendim için mutfağa gidip birşey hazırlamaya müthiş derecede üşeniyorum ve genel olarakta bu kolay işi yapmıyorum.Başka neler olabilir bir düşünelim...
Sabahları giyinip,yürüyüşe çıkmak..Dikkat ederseniz benim sorunum sabah kalkmak değil!!Üzerimi giyinmek!!Yani eşofmanları üzerime giydim mi olay biter ama sıcacık yataktan çıktığımda buna müthiş derecede üşeniyorum..Berrin'cim keşke bana soru olarak üşendiğim şeyleri sorsaydın çünkü benim problemim üşenme temelli:))
Sanıyorum bu kadar yeterli,şimdi acaba ben kimi sobelesem,Enes'cim oralarda mısın?Anlat bakalım yapmak zorunda olduğun ama yapmadığın işler neler..Kolay gelsin..
Berrin'cim teşekkürler..
12 Ara 2007
Biri beni saklanırken görmüş ve SOBE demiş:))
İşte o an:)Acaba kim,ne zaman beni sobeleyecek diye beklerken tatlı arkadaşım Berrin beni sobelemiş:)Teşekkür ediyorum Berrin'cim:)
BEN KÜÇÜKKEN;büyüdüğümde ne olacağımı sorarlardı ve cevap olarak ''gelin olacağım''derdim,zaman zaman,insanları rahatlatabildiğimi düşündüğüm için psikolog;küçük yaşlarımdan itibaren evimizde evcil hayvan beslediğimizden veteriner;bebeklerime yaptığım kıyafet tasarımlarımdan dolayı stilist olmakta istedim.Fakat ilk söylenen gerçeğe yakındır cümlesini ispat edercesine sadece ''gelin''oldum:))))Mutluyum:)))
ASLINDA BEN;7/24 gülen,heyecan ve atraksiyondan zevk alan,inatçı,istediği o an olmadığında suratçı:))içimden geleni düşünmeden o an yapan ve bundan mutluluk ve keyif alan,yardım etmekten hoşlanan bir hatunum:)
İLK KOPYAM;şimdi bu kısıma hiç kopya çekmedim demek isterdim 2007 aklımla fakat hemen hemen herkes gibi bende yaptım ve başarıyla da tamamladım:))Gerçi ders Milli Güvenlik dersiydi ve hocamız soruları da vermişti ama haylaz bir insan için bu ders çalışacağı anlamı taşımaz tabii ki:)Her oyunun kuralı var,racon meselesi ya da:)Güzelce kopyamı çektim ve başarıyla sonuçladım girişimimi,tek hatamsa her bir soruyu koca koca kağıtlara düzgünce yazmamdı,arkadaşlarım bana baya gülmüştü:)Eee haylaz öğrenciyim dedim,düzensiz demedimmmm!!!!:)))
EN SAÇMA HUYUM;cep telefonumda arama listesini;msj bölümünü;pc de ileti geçmişini,explorer geçmişini,çöp kutusunu,masa üstünü her gün temizleme gibi saçma bir huyum var!!!Benim telefonum yetmiyor,eşiminkini de arada temizliyorum,temizlerken bir de söyleniyorum '' amma birikmiş bu 7512 ler'':)))
BENCE CEP TELEFONU;flört dönemimizde en önemli,kıymetli;elimizden düşürmediğimiz yegane varlığımız,evlilik dönemimizde akşam siparişlerini vermek için ve akraba msjları için kullandığımız genel bir araç:)))
AŞK BENCE;korunması zor fakat imkansız olmayan bir maden yatağı...
SEVDİĞİM BLOGLAR;özellikle şu şu demeyeceğim,yazıları hoşuma giden her bloga yorum bırakıyorum ben,ama favorim Berrin'in blogu..
Bende sevgili zelebek ve Handan'ı sobeliyorum,haydı parmaklar klavyeye:)))
BEN KÜÇÜKKEN;büyüdüğümde ne olacağımı sorarlardı ve cevap olarak ''gelin olacağım''derdim,zaman zaman,insanları rahatlatabildiğimi düşündüğüm için psikolog;küçük yaşlarımdan itibaren evimizde evcil hayvan beslediğimizden veteriner;bebeklerime yaptığım kıyafet tasarımlarımdan dolayı stilist olmakta istedim.Fakat ilk söylenen gerçeğe yakındır cümlesini ispat edercesine sadece ''gelin''oldum:))))Mutluyum:)))
ASLINDA BEN;7/24 gülen,heyecan ve atraksiyondan zevk alan,inatçı,istediği o an olmadığında suratçı:))içimden geleni düşünmeden o an yapan ve bundan mutluluk ve keyif alan,yardım etmekten hoşlanan bir hatunum:)
İLK KOPYAM;şimdi bu kısıma hiç kopya çekmedim demek isterdim 2007 aklımla fakat hemen hemen herkes gibi bende yaptım ve başarıyla da tamamladım:))Gerçi ders Milli Güvenlik dersiydi ve hocamız soruları da vermişti ama haylaz bir insan için bu ders çalışacağı anlamı taşımaz tabii ki:)Her oyunun kuralı var,racon meselesi ya da:)Güzelce kopyamı çektim ve başarıyla sonuçladım girişimimi,tek hatamsa her bir soruyu koca koca kağıtlara düzgünce yazmamdı,arkadaşlarım bana baya gülmüştü:)Eee haylaz öğrenciyim dedim,düzensiz demedimmmm!!!!:)))
EN SAÇMA HUYUM;cep telefonumda arama listesini;msj bölümünü;pc de ileti geçmişini,explorer geçmişini,çöp kutusunu,masa üstünü her gün temizleme gibi saçma bir huyum var!!!Benim telefonum yetmiyor,eşiminkini de arada temizliyorum,temizlerken bir de söyleniyorum '' amma birikmiş bu 7512 ler'':)))
BENCE CEP TELEFONU;flört dönemimizde en önemli,kıymetli;elimizden düşürmediğimiz yegane varlığımız,evlilik dönemimizde akşam siparişlerini vermek için ve akraba msjları için kullandığımız genel bir araç:)))
AŞK BENCE;korunması zor fakat imkansız olmayan bir maden yatağı...
SEVDİĞİM BLOGLAR;özellikle şu şu demeyeceğim,yazıları hoşuma giden her bloga yorum bırakıyorum ben,ama favorim Berrin'in blogu..
Bende sevgili zelebek ve Handan'ı sobeliyorum,haydı parmaklar klavyeye:)))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

