17 Ara 2008

Kırmızı Ev (bölüm 4)

Dışardan bakıldığında sade bir cafeden çok,ışıltısıyla hareketli bir barı andırıyordu.İçine girdiğimizde bu düşüncesi tamamen değişmişti Maribel'ın,şaşkınlığı ise gözlerinden ve kapıdan içeriye attığı ilk adımından sonra ikincisini atmayışından belli oluyordu.
Cafe'nin bir tarafını turuncu ve yeşil renk ile dekore etmiştim,diğer pufların olduğu yer ise sanki bağımsız,ayrı bir mekandı ve tamamen pembe tonlarına bezenmişti.Maribel hızlıca göz gezdirmeye başladı,turuncu masalar,yeşilli mumluklar,yine iki rengi sarmalamış dekoratif yastıklar.Her masanın üzerindeki tavanı süsleyen turuncu yuvarlak avizeler...Jansın'ın hoşgeldiniz demesi ile birden kendine geldi Maribel.Uzun boylu,takım elbiseli,sonradan farkettiği at kuyruğu ile kim olduğunu çözmeye çalıştı bir an.
-işte gözüm arkada kalmadan ikinci evimi bırakıp gidebildiğim en yakın dostum Jansın ve Maribel'da....
-Maribel'da,senin çok sevdiğin,bana sürekli bahsettiğin,özlediğin çok yakın arkadaşın,dedi Jansın gülümseyerek.Bu çıkış beni de Maribel kadar şaşırtmadı değil aslında ama ikimizinde hoşuna gittiğinden eminim o an.''Senle ilgili cümleleri o kadar fazla dinledim ki Marla'dan seni sana kolayca anlatabilirim.Hadi şuraya geçelim paketlerden anlaşılıyor ki yoğun bir günü arkanızda bırakmışsınız''. diyerek devam etti Jansın.
Maribel'ın sıcak gülümsemesi ile masamıza geçmiş ve kahvelerimizi söylemiştik.Bu esnada tanışma ve ısınma turları atılıyordu masada.Alin her zaman ki esprileri ile güldürüyordu bizi,ortam yumuşuyordu ve daha da ısınıyordu hava.
Kahvelerimizi içerken,güzel bir sohbetin içinde bulduk kendimizi.Hayaller kurmaya devam ettik bıraktığımız yerden ve sıra iş konusuna geldiğinde;
-İşte açtığım cafe burası Maribel,bundan sonra beraber yaşayacağımıza göre iş konusunda da beraber olmalıyız diye düşünüyorum.Bu cafenin turuncu kısmı sana ait olsun,herşeyi ile sen ilgilen.İstersen tamamen dekorunu değiştirebilirsin ki bunu yapacağını sanmıyorum dedim tebessümle.''Pembe kısım ise benim sorumluluğumda olsun,arzu edersen cafenin isminde değişiklikte yapabiliriz''.
İçinde herşeyin bir anda rayına oturmasının huzuruyla ve bu kadar hızlı oluşunun şaşkınlığıyla güldü gözleriyle Maribel.
-Gerçekten bu teklife çok mutlu oldum,seninle her konuda ortak adım atmak beni her zaman mutlu eder Marla.Hayır demeyeceğim tabii ki...

Hava yavaş yavaş kararmaya başladığında,dörtlü sohbetten kendini bir an için kaçırıp,gözleri ile firar ettiği pencereden,gökyüzüne baktığını gördüm Maribel'ın...Uzun uzun gezindi kaybolan loş ışığın arasında,bir dilek tuttuğunu hissettim o an ve daha önce tuttuğu dilekler için ise teşekkür ettiğini...

(Devam edecek).

7 kişi renk katmış...:

Funda dedi ki...

Harika gidiyor :)
Dekor süper olmuş gerçektende gözümde canlandı okurken :))
Renkler içimi açtı resmen
Devamında neler olacak demekten kendimi alamıyorum :)
Film tadında bir yazı dizisi...

Elçince dedi ki...

turunçu ve yeşil süper cafenin kahveleride benden olsun:))))

banadair_berrin dedi ki...

ah renklerım benım :) futbol takımı kursam formaları bu renk olurdu :))
jansında tam jansın olacaga benzıyor:))bır daha kı bolume takım elbıse gıymesın ama ehuheuheu..

cok cok guzel gıdıyor..heyecanla beklıyorum devamını marlacıgım :)

sufi dedi ki...

Kırmızı Ev ve kafenin adı:
"TURUNCU CaFFe" pastaların da benden olsun mu ya da pizzaların? devamını bekliyoruz sevgiler.

Aylin Yaprak dedi ki...

Funda,
dizi film tadında oldu cidden,bakalım neler olacak:)

Teşekkür ederim Elçin'cim:)

Berrin'cim,
olur giymesin,ne giysin sen söyle:)

Sufi,
herkes katkıda bulunabilir yeme-içme işine,olsun hadi:)
Teşekkür ediyorum.

Muhabbet Çiçeği dedi ki...

Canım benim, özür diliyorum geç okudum öyküyü biraz. Çok yoğunum ne zamandır. Çok güzel gidiyor canım arkadaşım. Son sürat okumaya devam. Bekliyorum:) Öpüldün.

Aylin Yaprak dedi ki...

Özür ne demek Muhabbet Çiçeği,çok teşekkür ediyorum vakit ayırdığın için.Çalışan insan için zor,öpüyorum.