8 Eyl 2010

theREBOUND

Yokmuş...
Bir kadın;iki çocuğu var ve bir gün çok mutlu sandığı evliliğinde,aldatılmak gibi bir sorunla karşı karşıya kalıyor.Çocuklarını alıp başka bir şehre gidiyor ve yeni bir hayata adım atıyor.Yeni bir çevre,yeni bir iş...Çocukları için bir bakıcı gerekiyor,tam da o sırada 25 yaşlarında,düzenli ve meslek edinmesi için baskıcı bir aileye sahip,ünv.mezunu olmasına rağmen arkadaşının cafesinde çalışmaktan keyif alan bir genç erkekle karşı karşıya kalıyor.O erkek,çocuklarının bakıcılığını yapmaya başlıyor...Birkaç saat,yarım gün,bir gün derken çocuklarla müthiş bir dialog kuruyor,kendisine gelen onca iyi iş teklifini sırf kadına yardımcı olması gerektiğini düşündüğü için geri çeviriyor...Ve filmi izlerken beklenilen o yakınlaşma dialogları,bir dans ve arkası...Birden içine alıyor film bana göre izleyiciyi,duygusallığın ve aşkın doruğuna taşıyor.Yer,mekan,koşullar...'Tesadüf diye birşey var' dedirtiyor ard arda gelişen hisler ve götürdüğü yoğun ruh durumları...Derken bir gün kar yağdığında büyü bozuluyor aniden;kadın bu şekilde olmaması gerektiğini,ona uygun olmadığını,henüz 25 yaşında olduğunu vs vs...sıralıyor arka arkaya...Aradan kocaman 5 yıl geçiyor,erkek dünya turuna çıkıyor;birçok ülkeyi dolaşıyor ve bir erkek çocuk evlat ediniyor.Kadın işinde ilerliyor,kademe atlıyor.Bir gün bir restaurantta karşılaşıyorlar...O sahneden sonrası o kadar gizemli ve özeldi ki...5 senenin birşey farkettirmediği anlaşılıyor kısaca,sadece koca bir zaman geçmiş,sosyal anlamda birşeyler ilerlemiş fakat kalpte kalan duygular sadece yok yere bekletilmiş...

Sonuç itibariyle elleri birleşiyor oldukça güzel bir şekilde ama araya girmiş 5 senenin kaybını geri getiriyor mu bilmem...Aşk'ın ne yaşı;ne zamanı;ne bekletilecek kadar hapsedilmeye ihtiyacı yokmuş dedirten,konu itibari ile belki biraz sıradan ama verdiği mesajın uyandırdığı duyguyu hissettiğinizde yanınızda olanı ya da olmasını istediğinizi sıkı sıkı sarıp sarmalatacak kadar coşkulu hissettiren başarılı bir yapım olmuş.Ruhu AŞK'a açık olan herkesin izlemesini tavsiye ediyorum...


NOT:yanınızda her daim olmasını istediğiniz erkeğe/kadına sahip çıkın;gittiğinde değil de sizinle olduğunda değerini görmeye çalışın.Araya giren o saçma zamanlar o kadar fazla şey atlatıyor ki insana,telafisi olmuyor geçmiş zamanın ve di'li bir zamanda kısa da olsa yer almanın burukluğu bence hiç gitmiyor.AŞK sahip çıkıldığında güzel,caddede yanında ki kişinin dudaklarına yapışabildiğinde ve hatta buna bakan yaşlı bir çift göze,umursamaz ama içten bir gülüş atabilmek kadar güzel...O an içinden masum birşey geliyorsa ve 10 dakika sonra keşke diyeceksen;neden zamanında yapmayasın ki?

2 kişi renk katmış...:

CHAOTIC dedi ki...

Farklı yerlerde olmamıza rağmen birlikte izlediğimiz, aynı anda başlatarak aynı sahneleri, aynı anda gördüğümüz, tıkandığında mesajlaşarak durdurup birbirimizi beklediğimiz ve bittiğinde "seni seviyorum, lütfen benimle kal!" mesajı aldığım bir film vardı Aylin. "theREBOUND" =] Çoktandır unuttuğum güzel şeyleri hatırlattın bana. Teşekkürler.

Aylin Ünlü dedi ki...

Çok özel şeyleri,tekrardan bu yazı ile hatırlattığıma çok ama çok mutlu oldum Chaotic,sıcacık yorumun için ben teşekkür ederim.